6
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma


Ey İçimde Kalan İz…
Bugün yine seni düşündüm.
Sonra elime günlüğümü aldım. Kalemimi de aldım ve sessizce bir sayfa açtım.
Ne yazacağımı tam olarak bilmiyordum. İçimde biriken o kadar çok şey vardı ki… Nereden başlayacağımı, kimi önce anlatacağımı, hangi hatıranın kapısını aralayacağımı bilemedim.
Ama kalemimi kâğıda dokundurduğum anda anladım.
Ben bugün yalnızca bir şeyler yazmayacaktım.
Ben bugün bu defterin içine iz bırakacaktım.
Kendi hayatımdan, hayatıma dokunan insanlardan, sevdiklerimden, kaybettiklerimden, beni güldürenlerden, beni kıranlardan…
Herkesten bir iz bırakacaktım.
Ama öyle herkesin görebileceği izlerden değil.
Kimsenin fark etmediği, kimsenin bilmediği, bazen benim bile içimde taşıdığımı unuttuğum izlerden…
Bir zamanlar annemin saçlarımı okşayan ellerinden bir iz bırakacaktım. Babamın kimseye anlatmadığı yorgunluğundan, sessizce verdiği emekten, bana söylemeden öğrettiği şeylerden…
Bir dostumun gülüşünden, bir başkasının vedasından, bir zamanlar bütün kalbimle güvendiğim birinin ardında bıraktığı kırgınlıktan…
Hepsini bu defterin içine koyacaktım.
Çünkü fark ettim ki insan, hayatından geçen herkesi yanında götüremiyor.
Ama onlardan kalan izleri ömrü boyunca içinde taşıyabiliyor.
Ve bazen o izleri kimse görmüyor.
İnsanların yüzüme baktığında göremediği şeyleri, ben bugün bu sayfaya bırakmak istedim.
Gülüşümün ardında sakladığım hüznü…
Sustuğum zamanlarda içimde konuşmaya devam eden insanları…
Çoktan unuttuğumu sandığım hâlde bir şarkıda, bir kokuda, bir cümlede yeniden hatırladıklarımı…
Kimseye anlatamadığım özlemlerimi…
Bir daha hiç göremeyeceğimi bildiğim insanların içimde hâlâ yaşayan hâllerini…
Hepsini.
Çünkü bazı insanlar hayatından gidiyor, ama içinden hiç çıkmıyor.
Ve ben bugün, içimden hiç çıkmayanları bu defterin sayfalarına yerleştirmeye başladım.
Sanki her kelimeyle birinin elini yeniden tutuyor, her cümleyle bir hatıranın kapısını aralıyordum.
Bir sayfaya sevgimi bıraktım.
Bir başka sayfaya kırgınlığımı.
Bir köşeye çocukluğumu sakladım.
Bir satırın arasına söyleyemediğim bir sözü…
Ve fark ettim ki ben aslında bir günlük yazmıyordum.
Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum.
Ey içimde kalan iz…
Bugün seni anlatmaya başladım.
Ama daha ilk sayfada anladım ki sen yalnızca geçmişimde kalan bir hatıra değilsin.
Sen benim bugünümde de yaşıyorsun.
Bazen birine güvenmekten çekindiğimde, bazen hiç tanımadığım birine sebepsizce yakınlık duyduğumda, bazen bir çocuğun başını okşarken, bazen bir dostumun derdini dinlerken…
Sen hep oradasın.
Ben fark etmesem de.
Ve şimdi, elimde kalemim, önümde açık duran günlüğümle düşünüyorum…
Acaba bugün bu deftere bıraktığım izler, yıllar sonra bana neler anlatacak?
Bir gün bu sayfaları yeniden açtığımda, bugün içimde taşıdığım insanları aynı duygularla mı hatırlayacağım?
Yoksa bazılarını affetmiş, bazılarını unutmuş, bazılarını da eskisinden daha çok özlemiş mi olacağım?
Bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var.
Ben bugün bu defterin içine yalnızca hayatımdan geçen insanların izlerini bırakmadım.
Onların bende bıraktığı izlerle değişen kendimi de bıraktım.
Kimsenin görmediği beni…
Kimsenin duymadığı sesimi…
Kimsenin bilmediği hikâyemi…
Ve belki de bir gün bu defteri yeniden açtığımda, bütün bu satırların arasında en çok kendimle karşılaşacağım.
O zaman anlayacağım ki insan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar.
Ey içimde kalan iz…
Bugün elime günlüğümü aldım.
Kalemimi de aldım.
Ve ilk kez, içimde taşıdığım herkese bu sayfalarda bir yer açtım.
Kimini bir gülüşle, kimini bir gözyaşıyla, kimini de yıllardır söyleyemediğim tek bir cümleyle bıraktım buraya.
Belki kimse bilmeyecek.
Belki kimse bu defteri hiç açmayacak.
Ama ben bileceğim.
Bu sayfalarda yalnızca mürekkep yok.
Bir zamanlar hayatıma dokunmuş insanların, içimde yaşamaya devam eden izleri var.
Ve onların arasında…
Benim de bir izim var.
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.