Yastık diye başını ateşe dayayan, yatak diye yılanların üzerine yatan bir adam, emniyet ettiği bir dostundan, düşmanlık sezen bir adamdan daha rahat uyur. beydeba
Arzu Uschi
Arzu Uschi

İZ

Yorum

İZ

( 8 kişi )

6

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

114

Okunma

Okuduğunuz yazı 21.9.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
İZ

İZ

Ey İçimde Kalan İz…

Bugün yine seni düşündüm.

Sonra elime günlüğümü aldım. Kalemimi de aldım ve sessizce bir sayfa açtım.

Ne yazacağımı tam olarak bilmiyordum. İçimde biriken o kadar çok şey vardı ki… Nereden başlayacağımı, kimi önce anlatacağımı, hangi hatıranın kapısını aralayacağımı bilemedim.

Ama kalemimi kâğıda dokundurduğum anda anladım.

Ben bugün yalnızca bir şeyler yazmayacaktım.

Ben bugün bu defterin içine iz bırakacaktım.

Kendi hayatımdan, hayatıma dokunan insanlardan, sevdiklerimden, kaybettiklerimden, beni güldürenlerden, beni kıranlardan…

Herkesten bir iz bırakacaktım.

Ama öyle herkesin görebileceği izlerden değil.

Kimsenin fark etmediği, kimsenin bilmediği, bazen benim bile içimde taşıdığımı unuttuğum izlerden…

Bir zamanlar annemin saçlarımı okşayan ellerinden bir iz bırakacaktım. Babamın kimseye anlatmadığı yorgunluğundan, sessizce verdiği emekten, bana söylemeden öğrettiği şeylerden…

Bir dostumun gülüşünden, bir başkasının vedasından, bir zamanlar bütün kalbimle güvendiğim birinin ardında bıraktığı kırgınlıktan…

Hepsini bu defterin içine koyacaktım.

Çünkü fark ettim ki insan, hayatından geçen herkesi yanında götüremiyor.

Ama onlardan kalan izleri ömrü boyunca içinde taşıyabiliyor.

Ve bazen o izleri kimse görmüyor.

İnsanların yüzüme baktığında göremediği şeyleri, ben bugün bu sayfaya bırakmak istedim.

Gülüşümün ardında sakladığım hüznü…

Sustuğum zamanlarda içimde konuşmaya devam eden insanları…

Çoktan unuttuğumu sandığım hâlde bir şarkıda, bir kokuda, bir cümlede yeniden hatırladıklarımı…

Kimseye anlatamadığım özlemlerimi…

Bir daha hiç göremeyeceğimi bildiğim insanların içimde hâlâ yaşayan hâllerini…

Hepsini.

Çünkü bazı insanlar hayatından gidiyor, ama içinden hiç çıkmıyor.

Ve ben bugün, içimden hiç çıkmayanları bu defterin sayfalarına yerleştirmeye başladım.

Sanki her kelimeyle birinin elini yeniden tutuyor, her cümleyle bir hatıranın kapısını aralıyordum.

Bir sayfaya sevgimi bıraktım.

Bir başka sayfaya kırgınlığımı.

Bir köşeye çocukluğumu sakladım.

Bir satırın arasına söyleyemediğim bir sözü…

Ve fark ettim ki ben aslında bir günlük yazmıyordum.

Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum.

Ey içimde kalan iz…

Bugün seni anlatmaya başladım.

Ama daha ilk sayfada anladım ki sen yalnızca geçmişimde kalan bir hatıra değilsin.

Sen benim bugünümde de yaşıyorsun.

Bazen birine güvenmekten çekindiğimde, bazen hiç tanımadığım birine sebepsizce yakınlık duyduğumda, bazen bir çocuğun başını okşarken, bazen bir dostumun derdini dinlerken…

Sen hep oradasın.

Ben fark etmesem de.

Ve şimdi, elimde kalemim, önümde açık duran günlüğümle düşünüyorum…

Acaba bugün bu deftere bıraktığım izler, yıllar sonra bana neler anlatacak?

Bir gün bu sayfaları yeniden açtığımda, bugün içimde taşıdığım insanları aynı duygularla mı hatırlayacağım?

Yoksa bazılarını affetmiş, bazılarını unutmuş, bazılarını da eskisinden daha çok özlemiş mi olacağım?

Bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var.

Ben bugün bu defterin içine yalnızca hayatımdan geçen insanların izlerini bırakmadım.

Onların bende bıraktığı izlerle değişen kendimi de bıraktım.

Kimsenin görmediği beni…

Kimsenin duymadığı sesimi…

Kimsenin bilmediği hikâyemi…

Ve belki de bir gün bu defteri yeniden açtığımda, bütün bu satırların arasında en çok kendimle karşılaşacağım.

O zaman anlayacağım ki insan bazen geçmişini hatırlamak için değil, geçmişinde kaybettiği kendisini yeniden bulmak için de yazar.

Ey içimde kalan iz…

Bugün elime günlüğümü aldım.

Kalemimi de aldım.

Ve ilk kez, içimde taşıdığım herkese bu sayfalarda bir yer açtım.

Kimini bir gülüşle, kimini bir gözyaşıyla, kimini de yıllardır söyleyemediğim tek bir cümleyle bıraktım buraya.

Belki kimse bilmeyecek.

Belki kimse bu defteri hiç açmayacak.

Ama ben bileceğim.

Bu sayfalarda yalnızca mürekkep yok.

Bir zamanlar hayatıma dokunmuş insanların, içimde yaşamaya devam eden izleri var.

Ve onların arasında…

Benim de bir izim var.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

İz Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz İz yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
İZ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
22.9.2026 01:14:29
5 puan verdi
mükemmeldi hocam anlaşılır bir dil mükemmel bir çalışma kutluyorum
Buğra San
Buğra San, @bugrasan
22.9.2026 01:05:44
Tebrik ederim. Bugüne kadar hiç günlük yazmamış biri olarak büyük bir cesaret aşıladığınızı ve gelecek ve geçmiş zamana bir iz bırakmayı isteklendirdiğinizi söyleyebilirim.
Bu iz öyle bir iz olmalı ki hayatın bütün damarlarıyla izafiyet kurabilmeli. Geniş zamana tutulan iz düşümü "Ben, kimsenin göremediği iç dünyamın izlerini görünür kılmaya çalışıyordum."
diyerek izah etmeye gayret ettiğiniz anlaşılıyor. Peki bunları neden bugüne bırakmış olmalısınız. Geçmişte yaşanılan mahalle baskısı ve güvensizlik "ya biri şimdiden görür okursa" korkusunu tetikliyor olabilir mi?
Çevremizden yeterli anlayış bulamadığımız için cesurca kırgınlıklarımızı ve kıranları, içimizden geçen ama söyleyemediğimiz sözleri, sevgilerimizi, korkularımızı ifade eden bütün izlerimizi içimize hapsedip tuttuk diyorsunuz belki ama bu hayat sizin...Bu hayat bizim...
Ne kadar ümitsizliğiniz de olsa izlerinizin görünmeyeceğine dair... Siz izin vermedikçe kimse izlemeyecektir. Günlüğün bir de kilidi olurdu küçük...Kilidi biraz yarım açıp küçük bir çakıyla günlüğün kapağına son söz gibi bir izi bırakiverin...İçtekilerinizden geldiği gibi...
Anlasınlar ki izan sahipleri, dünyada herkesin bir gizi ve paylaşmaya mühürlü bir izi vardır. Mürekkepsiz bu iz herkesin kendi izidir.
Sadece bizde olan. Parmak izimiz gibi...
Muhabbetle kalın...
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
21.9.2026 23:54:50
5 puan verdi
Güzel ve duygu yüklü yazı olmuş hocam. Okurken mısraların içindeki samimiyeti ve emeği hissettim. Yüreğinize, kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla.
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN , @cemre-ymn
21.9.2026 23:01:40
Sevgili şairem Arzu hanım,
🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸🌸
Hayatın kıvrımlarında biriken o sessiz hatıraları, yürekte taşınan gizli izleri ve kaybettiklerimizin ruhumuzda bıraktığı derin yankıları ne kadar da samimi, ne kadar da dokunaklı bir nesirle kaleme almışsınız...
Gülüşün ardına saklanan hüznü ve bir şarkıda yeniden canlanan özlemleri bu denli duru biriciklikle hissettirmek büyük bir edebi incelik.
Kaleminize, bu hassas ve içten yüreğinize sağlık.candan tebrik ederim okurken çok duygulandım..🥺🌸🎗
Selam ve sevgilerimle..
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
21.9.2026 22:47:46


Bu metin insanın içinde biriken bütün izleri deftere dökme cesaretini öyle samimi ve derinden anlatıyor ki okuyan kendi günlüğünü açmak istiyor.

Annesinin okşayan ellerinden babanın sessiz emeğinden dost gülüşlerinden vedalardan kırgınlıklardan kalan izleri kimsenin görmediği yerlere bırakırken gülüşünün ardındaki hüznü sustuğu zamanlarda içindeki sesleri bir şarkıda bir kokuda yeniden hatırladıklarını kimseye anlatamadığı özlemleri bir daha göremeyeceği insanların içindeki hâllerini sayfalara yerleştiriyor.

Bazı insanların hayatından gidip içinden hiç çıkmadığını her kelimeyle birinin elini yeniden tuttuğunu her cümleyle bir hatıranın kapısını araladığını söylerken aslında günlük değil iç dünyasının görünmez izlerini görünür kıldığını fark ediyor.

Ey içimde kalan iz diye seslenirken o izlerin yalnızca geçmişte değil bugünde de yaşadığını güvenmekten çekindiği anlarda bir çocuğun başını okşarken bir dostunu dinlerken hep orada olduğunu hatırlatıyor.

Yıllar sonra bu sayfalar açıldığında affetmiş mi unutmuş mu daha çok özlemiş mi olacağını bilmezken asıl bıraktığı şeyin başkalarının izleriyle değişen kendisi olduğunu kimsenin görmediği sesini hikâyesini ortaya koyuyor ve insan bazen geçmişini hatırlamak için değil geçmişinde kaybettiği kendini yeniden bulmak için yazar gerçeğiyle metin kapanırken okuyanın içi sızlıyor çünkü bu satırlar yalnızca bir defter değil bir ömrün sessiz tanıklığıdır her kelimesi yerli yerinde her cümlesi kanayan ama aynı zamanda şefkatle sarılan bir yüreğin sesi olarak duruyor yüreğine kalemine sağlık muhteşem olmuş.
☕🙏
superbaba
superbaba, @superbaba
21.9.2026 22:25:31
5 puan verdi
Her şey iz bırakabiliyor içimizde.
Kimisi silinip gidiyor.
Kimisi kalıcı...
Yaşadığımız sürece.
Silinmeyen izlerin sevinç, mutluluk.
Silinenlerin hüzün olmasıdır dileğim.
Ama...
Ona biz karar veremiyoruz.
Nefsimiz mantığımızı esir alıyor bazen.

Saygılar...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL