Yağmurlu bir pazar günü öğleden sonra ne yapacaklarını bilmeyen milyonlar, bir de ölümsüzlük isterler. susan ertz
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1

Şu tarikatlar

Yorum

Şu tarikatlar

( 8 kişi )

4

Yorum

10

Beğeni

5,0

Puan

109

Okunma

Şu tarikatlar

Şu tarikatlar

Yoksulluğumuz birilerinin zenginliğidir.

Bir notla, Eniştem iki eşli on iki çocuklu yoksul bir adamdı. Sadece bir ineği vardı kapasında, o ineği müridi olduğu cemaate bağışlamıştı. Babam evden kovmuştu. Yıllar, yıllar önce, hala da mele geçinmekte ve muska yazmakta yaşadığı yörede, yaşı doksanları buldu ve devam.

Rahmetlik babam cami imamıydı. Medrese okumuştu. Devlet görevlisi değildi. Yıllarca köyde imamlık yaptı. Bize hep ibadet etmeyi öğütler ama yapmasak zorlamazdı. Arap civarına hep gider gelirdi. Şam Halep günlük yoluydu. O zamanlar ben çok küçüktüm. Ancak getirdiği İran çayı Şam şekeri bildiklerim. Birde o rengarenk kumaşlar boncuklar aklımda kalan. Demek ki Irak İrana da uzanıyordu oralardan. Bolca kalın Arapça kitaplar getirirdi kendisine. Köyde ağalara hep kızardı (hoş köy ağaları da hep dayılarımdı)

Şehir hayatına çıkınca din benim için çok geri planda kalmıştı çalışmak okumak birçok uğraşı içinde olunca, zaman gelince evlendik. Rahmetli kayın pederde cami imamı çıkmaz mı bak hele. Ondanda çok çektim bitmez tükenmez öğütleri ibadet etmeyenlere düşmanca bakışı beni sık sık eleştirmesi hep sinir etmiştir. Onun beğendiğim tek tarafı cemaatlere yanaşmaması onların tehlikeli olduğunu sık sık anlatmasıydı. Babamdan duymadım. Belki de o zamanlar bu yapılanmalar köylere sirayet etmemişlerdi.

İnsanımızın saf temiz duygularını din adına sömürenlere hep rastladım. Ama yapacak bir şey yok. Ben ne dersem deyim onlar beni hep dışladılar hem de ağır ithamlarda bulundular. Ben de inanan bir insanım dini vecibelerin tamamını olmasa da kendimce bir kısmını yerine getiririm.

Günümüz insanlarına bakıyorum, nerdeyse herkes bir cemaate bir tarikata bağlı ya da gönül vermiş durumda. Çağımızın bilgi ve teknoloji çağı olmasıyla her bilginin günlük herkese ulaştığı ya da hereksin evine girdiği bir zamandayız.

Onlarca yıldır bu cemaat yapılanmalarının. Magazinde çarşaf çarşaf serilmesi, baskınlarla iç yapılarının ortalığa dökülmesi varken, hele birde ülkeyi ele geçirmeye kalkan bir hainin ortaya çıkması dururken. Her baskında birlikte yakalandıkları kadınlar, çuval çuval paralar, külçe külçe altınlar gösterilirken. Öte yanda yoksul milyonların sönük bir hayat yaşamalarına rağmen böyle yerlere ellerindeki üç kuruşuda vermeleri anlaşılır şey değil. Bu nasıl bir inanmışlık bir cehalet anlamıyorum. Neden insanlar hala bu karanlık yapılara gönül verir kapılarında eksik olmazlar.

Bu insanların çok mu günahı var, yoksa sadece cennet beklentisi mi, bunca sahtekara üç kağıtçıya bel bağlamadan dualarını ibadetlerini yapamıyorlar mı anlamıyorum. Konuştuklarım benden bilgili, Allah için deyip geçiyorlar. Allah bu sahtekâr güruhların tekelide mı ey insanlar.

Böyle bir şey yok. Kendinize gelin artık. Siz Allaha da cennetine de ancak kendi kalbinizle kendi inancınızla, kendi ibadetinizle ve kendi vicdanınızla ulaşabilirsiniz.

Coşkûnî

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Şu tarikatlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Şu tarikatlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Şu tarikatlar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
23.8.2026 00:11:49
5 puan verdi
Günümüzün derin ve kanayan bir yarasıdır bu tarikat-cemaat ve siyaset ilişkisi. Ortada Kuran gibi bir rehber dururken, bu müptezellerin salyalı sümüklü dinden uzak uydurma sözlerini din diye kabullenip, onlara malıyla mülküyle bağışıyla hizmet etmeleri anlaşılır bir şey değildir. Kuran'a baktığımızda dini ticarete alet edenlerin lanetlendiği görülür ama bizim Müslümanların gerçeği görmek anlamak ve yaşamak gibi bir düşüncesi yok. Şeyhinin her dediğini din zannedip aptalca peşinden koşuyorlar. O şeyhler- sözde evliyalar her sözünde din adına Müslümanları kandırıyorlar. Peygamberde olmayan özellikleri kendilerinde topluyorlar güya keramet ehli!... Allah o sakat yoldan herkesi korusun. Tarikatlar tam bir bataklık. Selam olsun usta...
mesakin
mesakin, @mesakin
23.8.2026 09:45:18
5 puan verdi
Güzel bir çalışma olmuş başarılar dilerim selam ve saygılarımla....
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl , @yilmaztizgol
23.8.2026 08:24:44
5 puan verdi
İnançla inancın sömürülmesi arasındaki farkı kendi hayatından örneklerle açık ve cesur biçimde anlatmış Coşkun kardeşim. “Yoksulluğumuz birilerinin zenginliğidir” sözü yazının bütün yükünü daha başında taşıyor. İnsanın Allah’a kendi kalbi, vicdanı ve ibadetiyle ulaşacağı vurgusu da çok kıymetli. Kutluyorum kardeşim, kalbi selamlarımla.
Ay
Ayla Kaya, @aylakaya
23.8.2026 00:26:53
5 puan verdi
Hepsine katılıyorum çok sözüm varda neyse diyorum hocam kaleminize yüreğinize emeğinize sağlık
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL