Felaketler karşısında dayanıklı durmak ve kader diyerek eğilmemek, kahramanlıkların en büyüğüdür. fenelon
ODABAŞI
ODABAŞI

DOSTUMA GİDECEĞİM

Yorum

DOSTUMA GİDECEĞİM

1

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

93

Okunma

DOSTUMA GİDECEĞİM

DOSTUMA GİDECEĞİM

DOSTUMA GİDECEĞİM

Kadın, yorgun argın eve kendini zor atan kocasının karşısına dikildi.
“Kocacığım dostuma gideceğim. Para verir misin?”
Koltuğunda mayışmış bir durumda oturan adam, birden canlandı.
“Dostum mu? Ne dostu?” diye söylendi.
Kadın;
“Dostum işte. Sen dostumu bilmiyor musun?”
Adamın tepesi iyice attı. Ayağa kalktı, karısına okkalı bir tokat yapıştırdı. Haykırdı birden;
“Ulan kaltağa bak! Dostuma gideceğim diyor. Yetmiyor birde sen dostumu tanımıyor musun? Diye soruyor. Ulan senin ar damarın çatlamış be! Herkes bu işleri gizli kapaklı yapar. Sen açık açık yapıyorsun.”
Kadın, yediği tokatın etkisiyle çöküverdi koltuğa, bir taraftan da konuşmasını sürdürdü.
“Bizim mahallede bütün kadınlar dostuma gidiyor. Ben niye gitmeyeyim?”
Adam iyice şaşırdı.
“Nasıl? Mahallenin bütün kadınları mı? Hepsimi gidiyor. Yuh artık! Boru mu len bu? Sen kısaca desen ya, mahallede bütün kadınların bir dostu var. Yuh!”
Kadın, devam etti konuşmaya.
“Başka yerde bulamadığımız her şey dostumda. Dostuma gidince içim açılıyor. Bütün kadınların içi açılıyor. Her şey var dostumda. Dostum gibisi yok! Yaşasın dostum!”
Adam iyice şaşkınlaştı, elerini sallayıp;
“Hay senin dostuna da, sana da... Mahallenin bütün karılarına da… Ulan bu nasıl bir dostmuş böyle… Mahallenin bütün kadınları hayran… Mahallenin erkeklerinin suyu mu çıkmış, ne olmuş?”
Kadın;
“Dostum gibisi yok. Sen, bir tokat daha atsan da, kessen de beni tırs gelir tırs gider. Ben dostuma giderim. Sen yeter ki para ver.”
Adam, kızgın ve şaşkın konuşmasını sürdürdü.
“Ulen kaltak, anladım dostuna gidiyorsun. Niye benden para istiyorsun? Parasız git. Benim paralarımı mı yiyeceksiniz, bir de utanmadan?”
Kadın, kocasının salaklığına verdi, bütün söylenenleri;
“Parasız gidilir mi hiç? Sen para vereceksin. Bende parayı dostuma vereceğim. Dostumda bana istediğimi verecek. Ne var bunda, dostuma elim boş gidip de, kendime güldüremem”
Adamın iyice sinirleri gerildi, kan fışkırdı tepesinden, bir hamlede tepeledi karısını. Bir serbest güreşçi gibi, tuşa getirdi. Çıktı üstüne, bastı yumruğu. Kadının iki gözünü de morarttı. Dudaklarını patlattı, attığı yumruklarla. Kadın bağırdıkça, bir ikide çırpma yaptı adam, topladı puanları. Kadın her darbede haykırdı kocasına.
“Ben dostuma gitmesem, aç kalırsınız be! Yiyecek bir şeyiniz olmaz. Ben temizlik malzemesini nereden alacağım. Peyniri zeytini nereden alacağım? Her şeyimiz bizim dostum! Dostum olmadan olmaaazzz!” diye bağırıyordu.
Adam;
“Ulan adamlar karılara para verir, işi devirmek için. Bizim karı tam tersini yapıyor. Gel de şaşırma!” diye geçirdi içinden. Karısına söylenmeye başladı tekrar;
“Sana para veriyorum ya, git al. Yiyecek içecek ne alırsan al. Git bakkaldan al. Niye dostundan alıyorsun? Niye benim paraları dostuna veriyorsun?”
Kadın altta olsa da, altta kalır mı?
“Niye bakkala verecekmişim. Bakkalı sevmiyorum. Hele bizim mahallenin bakkalını hiç sevmiyorum. Mahalle bakkalına hiç vermem. Adamın tipinde hayır yok. Niye vereyim. Dostuma veririm, dostumdan alırım alacağımı.””
Adam, okkalı bir tokat daha patlattı karısına.
“Ulan utanmaza bak sen! Birde itiraf ediyor. Bakkala gitmezmiş. Bakkala vermezmiş. Dostuna verirmiş. Dostuna vereceğine, her gece bana ver ulen şıllık karı!”
Kadın, kafasının sağa sola şiddetli bir şekilde sallayıp, gözlerini kapatarak bağırdı.
“Benim gözüm dostumda açıldı. Başka yerlerde hep aldatıldım, kazık yedim. Dostuma giderim. Dostumda istediğim parayı harcarım. Dostum beni aldatmaz. Paramın karşılığını fazlasıyla verir bana.”
Adam karısının göbeği üstüne oturdu, bütün ağırlığıyla. Kadın inledi derinden.
“Ayı gibi oturup durma üstümde yeter. Bırak beni. Dostuma gitmek için, geç kalıyorum. Ağzım gözüm patlak olsa da, gideceğim dostuma. İn üstümden!”
Adam, iyice yorulmuştu karısını dövmekten. Ayağını kaldırıp, dönüverdi, oturdu kaldı halının üstünde. Kadın yerden kalktı, vitrinin aynasında baktı yüzüne. Saçlarını düzeltti.
“Dostuma gideceğimi söyledim. Sanki namussuzluk yapmaya gidiyorum. Beni ne hale getirdin bak! İnsan dostuma gidemez mi? Seviyorum işte dostumu. Sende sev, ne olacakmış? İnsanın dostunu sevmesi suç mu?”
Adam, duyduklarından ne yapacağını şaşırdı iyice, aklına dayak atmak bile gelmedi. Sırtını koltuğa dayadı. Sakin sakin konuşmaya başladı.
“Bana bak kadın. Senin de, dostunun da… Ulen insanda azıcık, ar namus olur. Sende ne hayâ ne de maya var. Bu kadar açık konuşulur mu? Dostuma gideceğim denilir mi? Madem dostun vardı, benimle niye evlendin? Niye yaptık iki çocuğu?”
Kadın altta kalır mı hiç, atıldı;
“Dostuma gideceğimi demenin neresi kötü? Beni sevdiğini sanıyordum. Dostuma gideceğim diye, yapmadığını bırakmadın bana. İlk defa dövdün beni. Şaşırdım senin bu tavrına. Ayıp senin yaptığın ya! Hem çocuklarda seviyor dostumu.”
Adam sustu. Bakındı sağına soluna;
“Çocukları da tanıştırmış. Vay be! Kadın bizi iyice kenara itmiş. Ulen seni öldürsem gıkım çıkmazda, çocuklara yazık olacak. O masumları da, katmışsın namussuzluğunun içine. Vay be! Sen ne yılanmışsın.” Diye geçirdi içinden.
Kadın devam etti konuşmasına;
“Dostumda her çeşit çikolata var. Çocuklar dostuma gidince, istedikleri çikolatayı seçip alıyorlar. İstedikleri oyuncakları da bulmaları mümkün. Dostum, gittikçe büyüyor gözümde. Helal olsun dostuma!”
Adam fırladı ayağa. Salonun içinde bir iki tur attı. Pencereden baktı birkaç kez. Ellerini cebine soktu, çıkardı. Kafasını kaşıdı. Yüzünü sıvazladı, iki eliyle. İçinden, kötü şeyler geçirdi. “Kes len bu karıyı. Gazetelerin üçüncü sayfasına çıkarsın. Kadına şiddetin nedenin öğrensin herkes,” diye düşündü. Sonra “bir kaltak için üzme kendini, değmez. Vur bu karının kıçına tekmeyi,” diye geçirdi içinden. Çaresizdi. Kadın açık açık dostuna gideceğini söylüyordu. Çocuklar ne olacaktı? “Çocuklarda seviyormuş. Çikolatayla kandırmışlar çocukları. Hakikaten şeytan lan bu kadınlar” diye söylenerek, kafasının içinde tilkileri dolaştırdı. Tilkilerin kuyrukları birbirine karıştı gitti.
Kadın arkadan, dürtükledi adamı. Adam, “hınnn…. senin ananı…” deyip zıpladı.
“Hadi hayatım. Para ver de ben gideyim. Ben seni seviyorum. Çok uzatma, bu olayı. Benim, dostuma gitmem gerekli. Birazdan çocuklar gelecek. Sen çocuklara bak. Ben iki saat içinde, dostuma gider gelir, işimi bitiririm. Bundan sonra her hafta giderim ben dostuma, sen çocuklara bakarsın. Sen üzme kendini. Bir gün de beraber gideriz dostuma. ”
Adam cebinden cüzdanı çıkarıp, fırlattı koltuğun üstüne. Kadın açtı cüzdanı. Yüz lira aldı. ”Bu para yeter” deyip, çıktı gitti evden.
Adam, ”iyice gavat oldum len. Kadın çekip gitti. Dur bile diyemedim. Hele bir yarın olsun. Çocukları, annemin yanına göndereyim. İlk işim bu karıyı kes… yok boşamak olacak” diye geçirdi içinden. Oturdu koltuğa, “her şeyi açık açık söyleyen, böyle pişkin başka bir karı görmedim. Bir gün beni de götürecekmiş dostuna. Vay be! Ne yüzsüzlük be!” diye söylenirken, uyudu kaldı.
Kapının zili çalındığında, akşam ezanı olmaktaydı. Kapıyı açtığında, kapıda karısı elinde iki poşetle beklemekteydi. Annelerinin arkasında bekleyen çocukların ellerinde de birer çikolata vardı. Kadın, “al şu poşetleri” dedi kocasına. Adam, poşetleri alırken gözüne ilişen yazıları okudu. Şaşkınlığı iyice arttı. Karısının, morarmış gözlerine baktı. Tekrar poşetlerin üstüne baktı. Poşetler tren, kendisi öküz olmuştu. Poşetleri kaptığı gibi mutfağa yöneldi. Yemek masasının üstüne, koydu poşetleri. Eliyle düzeltti, poşetlerden birisinin üstündeki yazılı bölümü okudu.
Bir daha okudu.
Tekrar tekrar okudu.
Utandı.
Tekrar heceleyerek okudu.
Kelimelerin üstüne basa basa okudu.
“Dos-tum Mar-ket”
“Alışverişte bir numara.”


Şuayip ODABAŞI/Mizah

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Dostuma gideceğim Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Dostuma gideceğim yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DOSTUMA GİDECEĞİM yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erhantigli
erhantigli, @erhantigli
4.6.2026 10:49:06
dost kar yağdırmaz umduğumuz dağlara
ilgi ve sevgisiyle döndürür be nliğimizi
yemyeşil bahçelere bağlara
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL