0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
136
Okunma

ÜLKEMİN İÇİNE ÜŞTÜĞÜ DURUM!
Elli yıla yakın bir zamanda, PKK tarafından, fakir ailelerin gariban şehit çocukları toprağın kara bağrına ekilirken, bir yerlerde Maliye Bakanı Batmalı Mehmet ŞİMŞEK konuşuyordu. Diyordu ki; “Ben bir Türk vatandaşıyım. Batmanlı okuma yazma bilmeyen ve Kürtçe konuşan Türkçe konuşamayan bir anne babanın çocuğuyum. Kürdüm ama Türküm. “
Bu sözler bir gerçeği tam olarak özetliyor. Bir Kürt çocuğu tahsil yapmış, Maliye bakanı olacak kadar yükselmiş. Kürtlerin önünde Cumhurbaşkanı başbakan, doktor öğretmen olmak için engel yok. Çanakkaleli birisi öğretmen olmak için Siirt’e ya da Diyarbakır’a üniversiteye gidiyor. Ağrılı müteahhitler, Çanakkale’de konut yapıyor. İhalelere giren iş adamlarının çoğunluğu Kürtlerden oluşuyor filan.
Fırsat eşitliği, gelip bizi bulmasa da peşinden koştuğumuzda ele geçirdiklerimiz var. Fırsat eşitliği yok desek de yurdun dört bir yanında yaşayan Kürt, Laz, Çerkez, Yörük, Pomak, Arnavut… Hepimize aynı şartlar var, hepimizin fırsatları aynı gibi. Batıdaki bir gençle, doğudaki bir gencin hakları arasında fırsat eşitliği var mı yok mu bir araştırın. Eşitlik var da… Fırsat eşitliği bizi yönetenlerin basiretsizliği, güdümlü dış politikaları yüzünden yok. Mesela, bir daha tekrar edeyim. “Özel okullar varsa fırsat eşitliği yoktur.” “Var!” Diyen beri gelsin.
“Fırsat eşitliği olmasaydı ya da fark olsaydı, Mehmet Şimşek parayı yöneten maliye bakanı olmazdı.” Diyebilirsiniz. Bazı istisnaların altında çok derin politik gerçekler vardır. Dershaneler özel okullar var, parası olana. Tedaviler çok kolay, parası olana. Yoksullara fırsatlar var, parası ya da oyu kadar. Mesela zengin yurt dışına çocuğunu götürüp okuturken, imam hatipleri halkın çocuklarına armağan ediyorlar. Fen Liseleri azıcık parası olanlara, sus payı olarak veriliyor. Kürtleri içine almayan, hastane okul ya da bir otel yok. Türk sayılanların yoksulları ne kadar çile çekiyorsa, Kürtlerin Lazların yoksulları da o kadar çile çekiyor. Kısacası; etnik olarak bir sorun yok. Herkes istediği etnik kimliğini dillendirebilir.
Ülkenin yönetilme şeklinde ve hükümetlerde bir sorun bir sistem hatası var. Adalet başta olmak üzere, bütün sosyal sistemler laçka urumda. Sorun bizden, Anadolu halklarından kaynaklanmıyor. Bizi sürekli olarak kaşıyorlar. Bize hükmetmeye çalışanlar; bizi kargaşa ve kaos ile yönetmeye çalışan, bizi sülük gibi emerek kendilerine yarar sağlayan emperyalist güçler ve işbirlikçileri var. Bunlar; kanla beslenen keneler ve yarasalardır, herkesin bildiği. Bela bunlar! Yoksa Çanakkaleli bir bayanla evlenen Bitlisli bir gencin sorunu yok. Batmanlı bir kızımız Balıkesirli bir gençle evlenmiş. Sorun yok. Sorun! İki dudağımızın arasında.
“Ben Batmanlı bir Kürt olan Türk vatandaşıyım” diyebilmekte. Herkesin de bu durumu saygıyla kabul etmesidir.
Sorun! Silahları bırakmakla ve bu güçlere alet olmamakla uyanık olmakla ortadan kalkabilecek bir sorun. Silah kullanan ve insan öldüren her güç terör örgütüdür. PKK’da dış güçlerin güdümünde bir terör örgütüdür. Dönüp bakın geriye kadında öldürdü, çocukta… (Kimileri, hemen bu söz için yalan devlet öldürdü (konrgerilla) diyebilir)
Doğuda yaşayan Kürt kardeşlerim, batıda yaşayan kendilerine Yörük, Pomak… daha başka isimlerle ifade eden Türk vatandaşları da sizin kadar haklara sahip. Fazladan aldıkları bir şey yok. Kim olursak olalım, bu topraklarda hepinizin bir inanç birliği var Tarikatlar ve dinci tacirler tarafından parça parça edilsek de. Allah aşkına, karşılıksız çıkarsız sevelim/seviniz birbirinizi!
Ölenin de öldürenin de “Allahuekber” demesi hoşumuza gitmiyor.
Yaşatalım birbirimizi.
Size tunturaklı laflar söyleyenlere kanmayın. Sizi hor görülen insan topluluğu-Kürtker- olarak gösterenlere inanmayın. Kurtuluşu, bölücülükte, bölünmekte gösterenlere inanmayın. Bugün; Apo kurtulmak üzere. Ben nedenini biliyorum. Bizi hem hoplatıyorlar hem de “bop”latıyorlar da ondan. Akp trolü olanlara soruyorum. Tek cevap “Reyiz bilir. Ben bilmiyorum. Biz bilmeyiz, “cevabını alıyorum. Bizim bu günkü durumumuza neden olanlar,-algı kurbanları- oy kullanmayı biliyorlar. Memleketin ekonomisini ve sosyal yapısını sorsan, dövizin artış sebebini sorsan, “bilmiyorum” diyerek çamura yatıyorlar.
“Hala CEHEPE terörü destekliyor. DEM ile demlenip görüşüyor(!) AKP ile MHP asla teröristlerle, Apo ile görüşmez.” Diyenler var. Bende bu algıların, algılanmasının nasıl olduğunu bilmiyorum.
Bugünlere gelene kadar binlerce insan PKK terörü yüzünden acılar çekti. Binlerce şehit, öğretmen, sağlıkçı ve diğer mesleklere ait insanlar zamansız öldürüldüler. Suçsuz yere öldürülen bu insanların üstüne birer çizgi çekelim. Artık terör olmasın. Yeni insanlar ölmesin deseniz de unutturabileceğiniz bir şey var mı? Yok!
“Sayın Apo” diyebilen bu ülkenin politikacılarından beklediğim iyi bir şey yok benim. Bu ülke doğru yönetilseydi, Amerika’nın güdümünde olmasaydı, PKK diye bir şey olmayacaktı. Bugünlere gelinmeyecek, bu acılar yaşanmayacaktı. İşin özü; Adaletin olmadığı yerde terör bitmez. Bir terör örgütü yok olur. Yeni bir örgüt çıkar. İnsanlar çaresiz kalınca ya mafya olur ya da terörist. Bunun başka yolu yok. Yasalar herkese eşit davranacak. Herkesin işi olacak. Fırsat eşitliği sağlanacak. Liyakatsiz olanın önüne torpilli birisi geçmeyecek. Din odaklı siyaset olmayacak. Laiklik ilkesinden taviz verilmeyecek. Tam bağımsız ülke olacaksın! Kirli siyasetten, Ortadoğu Kültüründen el ayak çekilmedikçe benim ülkemde huzur olmaz.
Fazla söze gerek yok!
Şuayip ODABAŞI
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.