2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
57
Okunma
El öptürmem
Aslında güzel bir gelenek, Anadolu kültüründe de kadim bir yeri vardır. Küçükler büyüklerin ellerinde öper, mübarek insanların eli öpülür. Saygı ve sevgi göstergesidir.
Hikmet emmi yetmiş yaşını aşmış ama bugüne kadar elini kimseye öptürmemiştir. Laf aramızda dediklerine göre annesinin babasının elini de hiç öpmemiştir. O sadece sarılır insanlara, yanak yanağa sevgisi de karşılaşması da böyledir.
Belediye işçiliğinde yirmi sekiz yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş. Bir taksi durağında çay temizlik telefonlara bakar. Çok neşeli gırgır bir mizacı var, fıkra delisidir. Her yöreden mutlaka bir sürü fıkrası vardır. Çoğunu da kendi uydurmuştur. Çünkü daha önce duyulmadık şeylerdir. Bana bir günde kendini unut kim bulacaksa diye takıldı.
Cüzdanımı bir taksiden unutmuşum. Ara babam ara yok bir yerde bulamadım. En son bindiğim takside kalmıştır diye düşündüm. Durağa gittim. Derdimi anlattım. Uzun bir telefon trafiğinden sonra izini bulduk. Beklemeye başladık. Beklediğim şoför geldi, kapıdan cüdanı verdi gitti. Hikmet dayıyla ikimiziz başka kimse yok. Çokça teşekkür ettim. Çıkarken iyiliğine insanlığına hayran kaldığım içi elini öpmek istedim. Hızlıca çekti. Omuzlarıma vurarak.
Yeğen sen, sen ol kimsenin elini öpme, başımıza ne geldiyse şu el ayak öpmekten geliyor. Çok sevdiğin biri mi var sıcak bir sarılma her şeye bedel. Güldüm genç zamanımdı. Sonra düşündüm adam çok haklı.
Bende artık elimi öptürmüyorum. Zorla öpmek isteyen olsa da, çocuksa eğilip sarılıyorum. Akraba yakınsa gülümseyerek sarılıyorum.
Hikmet eminin bana armağanı oldu…
Coşkûnî
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.