Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1

Köyüm

Yorum

Köyüm

( 6 kişi )

4

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

202

Okunma

Köyüm

Köyüm

(Köyüm Iğdır Tuzluca Kandilli köyü)

Ben o köyden çıkalı elli sene oldu. Çevirmeli birbirine bitişik küçüklü büyüklü dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların ortasında yüz ölçümünü bilmem bir şehri alacak kadar düz dümdüz bir alan, çimen yeşerir. Dağların eteğine yerleşik beş köy hayvan yiyeceğini buradan elde eder. Her dağın tepesinde aşınca o köylere ait yaylası vardır. Bizim köy bu dağ sıralarının dar bir boğazla batıya doğru çıkışının biraz gerisindedir. Çıkışa en yakın köydür. Çocukluğumda bu boğazın örülüp baraj yapılacağı söylenirdi. Devlet defalarca ölçüm yapmış. O boğaza birde bekçi koymuştu ölçümleri bildirsin diye, hoş oradan bildiğim kadarıyla iki bekçi emekli oldu sonrada vaz geçtiler.

Köy hayvancılıkla geçinirdi. Ekin çok az zahmetli olduğu için daha çok köy zenginleri tarafından yapılırdı. Ağa diyelim biz. Her ağanın üç dört sürüsü oldurdu. Sağmalıkların dışında diğerleri her sonbahar huduttan Irak ve İran a geçilip satılırdı.

Köyümüz kırk haneydi bildiğim kadarıyla diğer köylerde az nüfuslu köylerdi. Köyler arası mesafe bir buçuk iki saatlikti. Çoğu akraba birbirini tanırdı.

Kışı çok sert altı ayı kapsardı. Kışları geçirmek için yazdan her türlü hazırlık yapılırdı. O zamanlar şehre gidip gelmek kolay değildi. Bir buçuk iki metre bazen daha fazla kar olurdu.

Ama yazlar bir başka güzeldi. O çimenler yeşerince tarlalar ekilince koyunlar kuzulayınca yükseklere yaylalara çıkınca cennet gibiydi. Yayladayken düzde otlar biçilir sonra yayladan inilirdi. Herkes bolluk bereketle dönerdi yaylalardan köylere.

Doğu illeri güney doğuya pek benzemez aşiretçilik pek yoktur ama herkes bir aşirettendir. Ağalık vardır ama güney doğudaki gibi hiç değil sadece varlık göstergesidir. Şehre ve yollara çok uzak olduğu için PKK nın da uğramadığı yerlerdir. Tek tük guruplar erzak için indiği söylenir. O köyler ve civarında çatışma olmamıştır. Devlet o köylerin erkeklerinin nerdeyse tamamını korucu yapmıştır. Şimdi hepsi maaşlı memur.

O köylerde kimse kalmadı. ne sürü var ne ekin. Herkes şehre taşındı kimi teröre bağladı kimi maaşa bence tembelliğe alıştılar. Şimdi hepsi şehirde oturuyorlar hayvanlarıyla beraber ne kadar varsa. O şen şakrak yayla harmanlar koç katımları olmuyor. Yaylaya da kimse çıkmıyor. Yazdan gidip çimenleri biçip otları şehre taşıyorlar.

Günden güne yoksullaştılar. Hala yoksullar. Üretimin dışında kaldılar. Artık hepsi birer tüketici…

Astafli dağ arası
Benim köyüm burası
Delav çıkış kapısı
Dağlar dar gelir bana

Göçerler kert yaylası
Üst şengova ovası
Aydınlık Rus lambası
Bakmak zor gelir bana

Taş köprü köşe başı
Pişirmiş Acem aşı
Kirvem eğdi göz kaşı
Küsmüş har gelir bana

Tuzluca tuz ölçeği
Orda gözüm çiçeği
Etme sıla kaçağı
Iğdır dar gelir bana

Kimse katlanmaz kahre
Ağalar göçmüş şehre
Gül çiçek bestin çehre
Öksüz ar gelir bana

Coşkûnî

Delav- nehir
Best- ot biçilen büyük çimenler
Astaflı- köy halkının anıldığı ad aynı zamanda köyün eski ismi

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Köyüm Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Köyüm yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Köyüm yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.4.2026 23:43:27
5 puan verdi
"Değerli Coşkûnî hocam, bu hem belge niteliğindeki hatıraların hem de yürek yakan şiirin için kalemene, o vefalı belleğine sağlık. Elli yıl önceki o 'yedi renkli yaylaları' ve 'Rus lambası' altındaki akşamları öyle canlı anlatmışsın ki, Tuzluca'nın o dar boğazından geçip Kandilli'nin düzlüğüne biz de vardık. Köyün üretimden kopup 'tüketici' haline gelmesine dair yaptığın o acı ama gerçekçi tespit, aslında bir memleket meselesidir. 'Öksüz ar gelir bana' diyerek mühürlediğin bu vefa borcun dert görmesin; Iğdır’ın rüzgârı kaleminden, memleket sevdası yüreğinden eksilmesin."
mesakin
mesakin, @mesakin
15.4.2026 07:40:08
5 puan verdi
Güzel bir hatıra belgesel niteliğinde, şiirde oldukça güzel anlamlı bir şiir olmuş tebrik ederim başarılarınızın devamını dilerim selâm ve saygılarımla
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
14.4.2026 22:26:48
5 puan verdi
“Köyüm” yazınız, hem çocukluk hatıralarını hem de köyün zamanla değişen kaderini içten bir dille aktarıyor. Yaylaların bereketiyle başlayan anlatı, göç ve üretimsizlikle bitiyor; bu da metne hüzünlü bir gerçeklik katıyor.

Kaleminize sağlık; yazınız, geçmişin güzelliği ile bugünün yoksullaşmasını güçlü bir karşıtlıkla yansıtıyor.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
14.4.2026 22:15:32
5 puan verdi
Tarım ve hayvancılığın berhava olmasıyla başlayan bir hayat öyküsüydü. Şiir ise köyü bir resim gibi çizmiş. Ahmet hocama selam olsun
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL