1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
117
Okunma
9. Hariciye koğuşun da bir davanın izini sürüyorum
Randevu saatim dokuzu beş geçe tam vaktinde...
Tekmil vermekteyim, hazır olduğumu bildirmek için.
Selâm verdim, içeri girdim. Mükellef bir sofra
Simit kokusu ve Diyarbakır kaçak çayı...
Açık olmasın lütfen dedi, ben demli
bir bardak istiyordum içimden.
Kibarlıkla, afiyet olsun!
Zıkkım olsun denmez.
Saat dokuz beş...
Emredin!
Siz dışarda bekleyin!
Demir sandalyede yankılanan topuklar
Liseli kızların dökülen gizli sırları sanki...
Paspasla nefsini temizleyen, İş yurdu gençleri,
Kötülüğü iyilikle süpürüyorlar koridorlardan.
Ve saat 9:14...Tekrar içerdeyim, ifadem taze...
Davanın takibi, dosyanın eksik kalan her bir harfi...
Verdim çıktım, bekliyorum o soğuk demir sandalyede...
Bir daha ki sefere lütfen o kahvaltı sofrasını da
Reçeteye dahil edin, zira zihin açtırır bu çay...
5.0
100% (3)