2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
53
Okunma

Asalet çoğu zaman yanlış anlaşılır. İnsanlar onu güç, statü, para ya da dış görünüşle ilişkilendirir. Oysa asalet ne bir unvandır ne de sonradan takılan bir süs. Asalet, insanın karakterinde taşıdığı bir duruştur. Gürültüsüzdür ama fark edilir. Gösterişsizdir ama etkisi derindir.
Gerçekten asil bir insan kendini anlatmak zorunda kalmaz. Onun konuşmasından önce davranışları konuşur. Haklıyken bile kırıcı olmaması, incindiğinde bile seviyesini koruması, öfkelendiğinde bile sınırlarını bilmesi… İşte asalet tam da burada başlar. Çünkü asalet, insanın en zor anlarında ortaya çıkar; rahatken değil, zorlanırken kendini gösterir.
Bir insanın değeri bolluk zamanında değil, yokluk zamanında anlaşılır. İmkânlar varken herkes iyi olabilir. Ama imtihan başladığında kimlerin karakterli kaldığı ortaya çıkar. Sadakat de böyledir. Her şey yolundayken yanında duran çoktur; mesele fırtına çıktığında gemiyi terk etmeyendir. Asil insan, hayatındaki insanları şartlara göre değiştirmez. Zor zamanda vazgeçmeyi kolay yol olarak görmez.
Asalet aynı zamanda sorumluluk almaktır. Kendi hatasını kabul edebilmek, kusurunu başkasına yüklememek, güçsüzlüğünü gizlemek için başkalarını harcamamak… Çünkü karakter sahibi insan bilir ki insanı büyüten şey kusursuzluğu değil, dürüstlüğüdür.
Günümüzde belki de en çok eksilen değerlerden biri bu. Hızlı tüketilen ilişkiler, kolay vazgeçilen insanlar, çıkar üzerine kurulan bağlar… Tüm bunların içinde asalet daha da görünür hâle geliyor. Çünkü nadir olan her şey gibi kıymeti artıyor.
Ve aslında asalet en çok ayrılıklarda belli olur. Bir insan giderken nasıl gidiyorsa, gerçekten odur. Kırarak mı gidiyor, yoksa incitmemeye çalışarak mı? Susarken bile saygıyı koruyor mu, yoksa seviyeyi düşürüyor mu? Vazgeçse bile küçülmüyor mu? İşte karakterin gerçek aynası tam da bu anlarda ortaya çıkar.
Asil insan kusursuz değildir. Hata yapar, üzülür, kırılır, yorulur. Ama ne yaşarsa yaşasın özünü kaybetmez. Çünkü asalet, şartlara göre değişen bir hâl değil; insanın içinde taşıdığı bir kimliktir.
Belki de bu yüzden asalet en çok hissedilen ama en zor tarif edilen şeydir. Görürsünüz, anlarsınız, hissedersiniz… Ama tek cümleyle anlatamazsınız.
Çünkü asalet, insanın kendisine yakışanı yapmaya devam etmesidir; kimse bakmıyorken bile.
5.0
100% (2)