6
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
434
Okunma

Boşanmış bir kadının hayatına gireceksen
onu “iyileştirecek adam” rolüyle gelme.
O en zor yerlerinden kırıldı,
kanadı, sustu…
ve kendi kendini iyileştirdi.
Sen gelmeden önce de hayattaydı.
Hem de dimdik.
Onun sana ihtiyacı yok.
Bunu gururdan söylemiyor, gerçek bu.
Faturalarını da ödedi,
gecelerini de tek başına atlattı,
kararlarını da tek başına aldı.
Bir erkeğe yaslanmadan yaşamayı öğrendi.
O yüzden triplerle, susarak cezalandırmalarla,
“bakalım peşimden gelecek mi” oyunlarıyla gelme.
O oyunları oynayacak yaşı, sabrı ve hevesi yok.
Seçerse seni, mecburiyetten değil.
Yalnızlıktan hiç değil.
İstediği için.
Ve bir kadının özgür iradesiyle yaptığı seçim
senin egonu şişirmek için değil,
hayatına gerçekten yakıştığın içindir.
Ama şunu bil:
Yakışmazsan, kalamazsın.
Ona saygıyı öğretmeye kalkma.
O saygısızlığın neye benzediğini yaşayarak öğrendi.
Sevgisizliğin nasıl yavaş yavaş insanı öldürdüğünü de.
Artık en küçük ilgisizliği bile büyümeden tanır,
en ufak yalanı kokusundan anlar.
Seni düzeltmeye uğraşmaz.
Adam etmeye çalışmaz.
Beklemez. Sabretmez. Katlanmaz.
Çünkü o bir evliliği bitirdi.
Alışkanlıkları, anıları, yılları gömdü.
Kolay mı sandın?
Bir kadın, çocuklarının babasından bile vazgeçebildiyse
senden de vazgeçer.
Hiç zorlanmadan.
Bağırarak gitmez.
Açıklama yaparak da değil.
Bir gün bakarsın…
mesafe koymuştur.
Sonra bir bakarsın…
hayatından tamamen çıkmıştır.
Ve en acısı ne biliyor musun?
Yokluğuna alışmakta zorlanmaz.
Çünkü o, kaybetmenin en büyüğünü yaşamış
ve yine de ayakta kalmış bir kadındır.
O yüzden eğer hayatına gireceksen
net ol.
Dürüst ol.
Tutarlı ol.
Seveceksen adam gibi sev.
Sevmeyeceksen o kadının zamanını çalma.
Çünkü o kadın
bir kez kapıyı kapattı mı
bir daha çalmaz.
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.