25.8.2026 21:13:20
Sednaya; yetim bir gül, ha soldu ha solacak
Korkarım ki miadı pek yakında dolacak !
O ki çeyrek asırdır dört duvar arasında
Umudun nabzı atar bahtının karasında !
Parmaklıklar ardında girdi otuz yaşına
Hem susuz hem güneşsiz ve hem de bir başına !
Yorganı kara gece, yastığı soğuk taşlar
Bir derdi bitse bile hemen öbürü başlar !
Döküldü yaprakları; beti, benzi sarardı
Bir tek canı kalmıştı, o da neye yarardı ?
Sana bunu yapanlar sanma zulme doydular
Bilsen daha kimleri zindanlara koydular !
Onlar ki harap etti, yaktı, yıktı vatanı
Ne yarini koydular, ne kardeş ne atanı...
Küfür ile bir olup Tahran'ın domuzları
Bu alınmaz vebali sırtladı omuzları !
Güneş gibi âşikâr olunca gayrı zillet
Kınamaktan bir başka ne yaptı bunca millet ?
Sednaya; yetim bir gül; ha soldu ha solacak
Bir tek solup gittiği gün mü huzur bulacak?
Yetmiş iki lisanın sırrı geçse elime
Bulamam bu acıyı izaha tek kelime
Yüce Allah görmez mi sendeki bîzar hâli
Ne bir melek yetişti, ne Hızır ne de Ali
Çektiğin ıstırabın emsali var mı sahi ?
Bin türlü lanet etti bu zulme şeytan dahi
Her dakika ve her an; sen perişan, ben viran...
Bahtiyar olamadık göz kırpmak kadar bir an !
Bürüsün tüm cihanı ateşten bir pelerin...
Canlarına kıyıldı o cânım körpelerin !
Ayağı altındayken iffetin nice piçin
Niçin gayretullaha dokunamadın, niçin ?
Niçin suskun bu ümmet, aklım almıyor hâlâ
Bu ümmet değil miydi cümle ümmetten âlâ ?
Yoksa âkıbetimiz bahtın gibi kara mı?
Ne olur açma artık Allah ile aramı...
Sednaya; yetim bir gül; ha soldu ha solacak
Onun encamı rahmet, ya bize ne olacak?