25.8.2026 18:40:14
Beethoven'ın o hırçın tuşları, o bohem sızı, caz barın loşluguna karışırken
Aklımın dehlizlerinde, doksanları tarıyor istasyon..
Cizırtılı frekanslar arasinda
Parazitler dağılıyor..
Sinyal geri geliyor
Ses netleşmeye başlarken.
kadran tam yerine oturuyor..
.
.
Akşam
.
.
usulca
.
Kanatlaniyor
.
.
Rumeli yakasına..
İstiklal 'de
çağdaş müziğin dumanlı klibini izliyorum
Gözlerim kapalı..
Klip mest ediyor beni
Tramvay çan çalıyor
Yağmur puslu kaldırımlara ince ince dokunurken ve
Islak taşlarında bir sokak lambasının titresimleriyle
vitrin camlarından, süzülurken gece ışıkları
.
.
Pera'da soyut bir keman sesi yükseliyor,
Beyoğlu, eski bir entelektüel dost gibi dile geliyor..
Ve o efsane istasyon geçmişe doğru buğulanıyor...
Arşiv
Usulca
.
.
Kapaniyor
.
.
frekans
black out olsada
Bazı anılar ise çekim alanından hiç çıkmıyorr.