25.8.2026 18:28:37
Beethoven'ın o hırçın tuşları, o bohem sızı, caz barın loşluguna karışırken
Aklımın dehlizlerinde, doksanları tarıyor istasyon..
Cizırtılı frekanslar arasinda
Parazitler dağılıyor..
Sinyal geri geliyor
Ses netleşmeye başlarken.
kadran tam yerine oturuyor..
.
.
Akşam
.
.
usulca
.
Kanatlaniyor
.
.
Rumeli yakasına..
İstiklal 'de
çağdaş müziğin dumanlı klibini izliyorum
Gözlerim kapalı..
Klip mest ediyor beni
Tramvay çan çalıyor
Yağmur puslu kaldırımlara ince ince dokunurken
Islak taşlarında bir sokak lambasının titresimleri
vitrin camlarından, gece ışıkları yollara süzülürkem
Pera'da soyut bir keman sesi yükseliyor,
Beyoğlu, eski bir entelektüel dost gibi dile geliyor..
Ve efsane günler ..
frekans
black out olurken
İstasyon geçmişe doğru yeniden buğulanıyor...
Arşiv
Usulca
.
.
Kapaniyor
.
.
Bazı anılar ise çekim alanından hiç çıkmıyorr.