6.4.2017 10:39:40
Ben,
Kaybolmuşum eski bir kitap kokusunda,
Ki kalmışım yıllar öncesinde tutsağın olarak..
Ve göç etmiş gözlerimin feri en derinine kederlerin..
Kilit vurmuşum sevincime haberin yok,
Sürgüler paslanmış umutlarımın üzerinde,
haberin yok.
Şimdi bir sandal kendi pusulasında şaşırır yönünü,
ve boğulur kendi sularında bir acemi.
Oysa akşam çiçekleri henüz solar bahçemde
ve kaybolur dingin bir göl üzerinde yetim benliğim..
Lakin kırlangıçlar göçe duracak biraz sonra..
Bir gölün üzerinden süzülüp kaybolacaklar yine,
Ve ben,
kederde demlenen bir çayın kokusunda
Enkaz bir yürekle baş başa kalacağım.
Biliyorum,
Harap duvarlarda belirli belirsiz yazılar belirir,
ve belirli belirsiz kelimeler dolanır dilime.
Yüreğime taht kuran şu düş kırıklığı,
Hazırlayacak yeni acısını haber vermeden..
Ve sevginle terbiye ettiğim yüreğimi
al aşağı edecek sonra..
daha da sonra,
bir akşam karanlığında bilinmez bir kıyıya vuran o sandal gibi,
o sandal gibi kaybolacağız yavaşça..