1
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1116
Okunma

bir kez daha anladım ki
hiç bir anlamı yok fedakarlığın
hayat kime neyi sunduysa
onu yaşamak işin aslı
sırf yaşadım demek belki de
öylesine,yuvarlanırcasına hayat yokuşunda
takıldığın ilk tümsekte nefeslenmek adına
derin bir soluk gözlerde.
ne ekersen onu biçersin diyorlar ya
o da yalan
tamamen ektiğin toprağın lüksü yetişen
ve tohumun kalitesine bağlı meyven
yoksa boşa avuntu gecenin hüzün bakan gözleri
sen avunmanın o lüksünü yaşamaya devam et
sanki başka çare var..
masalların sonunda
sonsuza dek ’mutlu yaşadılar’’ sözü de yalan her şey gibi
ne çok yalanlarla büyüyoruz böyle
ve ne çok geç öğreniyoruz basiretsizliğimizi
büyümek için onca çabadan sonra
yitip giden çocukluğumuza duyulan tüm özlem
geri dönüşü olmayan bu yola
çıkıp çıkmamak elde mi?
bana biçilen bu rolü
artık oynamak istemiyorum
yeni bir senaryoda figüran olmak dileğim
hani kenarda köşede
bir kaç diyaloğu olan
varla yok arası olmak belkide en güzeli.
şimdi
bomboş geçen ömrün kenarına oturdum
bir avuç mutluluk için
bir dünya acıyı içmişim meğer
ne ekersem ekeyim
toprağım bereketsiz çıkmış
burdan sallasam kendimi
biliyorum dibi görürüm
ama güç kalkanı kadına mahsus
evreni elimle yoğuruyorum
yeni bir şükür duası dudaklaımda yanıyor
beklemek
zamansız açan ne kadar duygu çiçekleri varsa
elbet solacak
elbet yağmurlar altında hırpalanacak
ve çürüyecek toprağa karışıp
her bahar açmak için güneşin ufak bir soluğu yetecek
ve benim
derin bir nefes olmam kendime..
anladım artık
ben her sabah güneşi doğuruyorum ömrüme
ne kadar imkansız olsa da
başarmak bana mahsus.
Lavinia