1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
759
Okunma
Sabahın erken saatleri
Gökyüzünden ince ince yağan yağmur
Yanaklarımdan süzülüyor avuçlarıma
Yorgun bedenimi taşıyan ayaklarım
İki ileri bi geri gidiyor sahil boyunca
Kıyıyla öpüşen dalgaların sesleri
Martı seslerini bastırmaya çalışıyor
Bir martının kanat çırpışı var yüreğimde
Sana dair uçup gelmeye çalışan
Kısık bir sesle sesleniyorum beni duyar mısın?
Böyle bir yağmurlu günde
Ne işim olabilir ki bu sahilde
Bende bilmiyorum
Adımlarım beni buraya sürükledi
Bulutlu hava dağılıp gün doğduğunda
Kanatlarını çırpan bir küçük martı
Özgürlüğe haykıracak
Sen yüreğini geçmişin kirinden arındırıp
Benim sesime kulak verip
Ellerini ellerime koyacakmısın?
Bu yorgun yüreğimi sevecek misin
Eğer ki varsa cesaretin
Ben burada seni bekliyor olacağım
Niyetli misin buna ?
Sen sabahın kuçağında uyurken
Yağmurlu serin akşamları düşünüp
Yün yataklarda geçirdiğin sevişmeleri hatırlayıp
Kahrolacak kadar niyetli misin buna?
Tüm engelleri aşıp kucak açacakmısın mutluluğa
Yüreğimin iliğine ve kemiğine işleyen
Bu sevdayı içinde barındıracak mısın
Bir ömür yaşatabilecek misin
Haydi bir adım gel
On adım geleyim sana
Yağmur düşen kalplerde
Menekşe kokulu öpüşmelerle
Geçikmiş bir sevdanın ortasındayız seninle
Hiç bir suçum yok inan
Seni delice sevmekten başka
Y.szgn
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.