0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1056
Okunma
günler, yastık kenarına dökülüp, birikir iken
bilinmez diyarın dağları arasından kopup gelen
rüzgarlar kurutuyor idi
dost yadigarı ceketimin üzerindeki yağmur ıslaklığını
‘hangi ara düştü avucuma ağustosun teri
hangi ara geçmiş zaman ekinden sıyrılıp da
şimdiki zamana tabi oldu
geçmişimin ayak izleri’
durmuyor işte ip üstünde,
rüzgarlı veyahut rüzgarsız herhangi bir havada
herhangi bir ceket,
ki ben nasıl tek başına bırakayım
üzerinde
hem ağustosun terini
hem de eylülün nemini barındıran
dost yadigarı ceketimi,
çare yok,
kuruyana ve kuruyup yeni yağışlara gebe kalacak vaziyete gelene kadar
durulmalı yanında, durulmalıyım yanında
günler, yastık kenarından taşacak kadar birikmişti artık
ayak basılmadık yeri kalmayan tanıdık diyarlardan
bir haber çıkageliyor, aklımın selameti namına
‘’sevgili dostum;
evvela aklına ve tabi gücün kalırsa da emanete mukayyet ol
selametle yaşa, istediğin vakit öl…’’
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.