2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
864
Okunma

hz. yakup, dayısı laban’ın küçük kızı rahel’le evlenmek için 7 yıl çalışmayı kabul eder ve 7. yılda gerdeğe girdiğinde rahel’in ablası lea’yla birlikte olduğunu sabahleyin fark eder. rahel’e şık olan yakup olay üzerine dayısıyla tartışır, dayı onunla da evlenebileceğini ama bir 7 yıl daha çalışması gerektiğini söyler ve antlaşma metni imzalanır. böylece yakup (as) bir hafta içinde iki kızkardeşle evlenir. kızların babası kızlarına bire cariyede verir. böylece hz. yakup 4 kadına birden sahip olur. yakup (as)’ın ilk çocuğu lea’dan olan ruben’dir, ikinci çocuk şimeon, üçüncüsü levi, dördüncüsü yahuda. rahel bir türlü hamile kalmayınca onun hizmetine verilen cariye bilha’yı doğuracağı çocuğu beraber büyütmek için kocasına gönderdi. bu birliktelikten dan adında bir oğlu oldu. daha sonra ikinci bir erkek doğudu adı: naftali. lea da bu dönemde doğum yapamadığı için hizmetine verilen cariye silpa’yı aynı rahel’in dşündüğü gibi kocasına gönderdi ve gad adında bir erkek çocuğu doğurdu. ikincisi de aşer adında bir erkek çocuktu. bu arada lea uzun bir aradan sonra tekrar hamile kalıp issakhar ve sebulun adındaki erkek çocukları doğrudu. son doğumda dina adını verdikleri bir kız çocuğu dünyaya geldi.
fakat hz. yakup’un âşık olduğu rahel bir türlü hamile kalmıyordu ama evliliklerinin 12. veya 13. yılında hamile kaldı ve hz. yusuf zor bir doğumla dünyaya geldi. 8-9 yıl sonra tekrar hamile kalan rahel, bünyamin’i dünyaya getirirken vefat etti. zaten bünyamin: ben-oni veya ben-yamin ki anlamı ’ana katili’ anlamına geliyor.
hz. yakup’un en çok yusuf’u niye sevdiği de böylece anlaşılıyor. küçük olmasından değil, çünkü bünyamin ondan daha küçük. uğruna 14 yıl çalıştığı, âşık olduğu ve dünyaya gelmesi için de 12-13 yıl beklediği bir çocuğu en çok sevmesinde garipsenecek bir durum yok ama bizim kaynaklarımızda bu konu fazla anlatılmadığından h. yusuf (as) neden çok sevdiği konusu hep askıda kalıyordu.
bu bilgileri, thomas mann’ın yusuf ve kardeşleri adlı dört ciltlik romanını okuyunca öğrendim. yusuf (as) ile ilgili çok güzel bir roman.
Gün geçit verdiğinde duaya
Bir güzellik peydahlanır hayata
Sabrın sunusu bir güzellik
Adı Yusuf’tur
Habil kabil kuruntusu hüküm sürerken
Bir cerahat gibi sıkılır kin
Kardeşlerin damarlarından
Rahel hamiledir Yakubundan
Yakup kıvamına ereli beri
Şükrünü söyler yerin ve göğün Rabbine
Aşk içini sıkmaktadır
Rahlesinde okurken adını
İntikam değilse de ölümler
Bazen ipini kopartır inancın
Savurur asıldan uzak meydanlara
Ok gibi saplanır kalır
Rahel sefineli bir hayatın
Derin ve kararlı dalgalarında
Ödü büyümüş mutlulukları aramak
Ancak AŞKLA izah olunur
Yusuf güzelcedir şüphesiz
Yusuf akça pakça bir mutluluktur
Yarını umutla tutar kabzasından
Yusuf iyiliğin kolay yüzüdür
Ve ben-yamen taşı bağırtan çığlık
Ölüm fistanlı ama güzel
Ama değil mutluluk
Değil yürek safında dizili duran
Bir imame değil tesbihatın içinde
Yusuf gibi değil yusufça değil
Gelirken Rahel’i öldürür
Ölümü güldürür