17
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
2311
Okunma
Şairin Sustuğu Makam
Koyu ve ağır bir uykudan firar ederek
Saman kağıdına zamanın kaydını tutana
Alnının tam orta yerini nişanlayıp
Şair yaftası vuruyorlar
İçine hüzünleri tıka basa doldurup
Anlamlı anlamsız sevinçleri es geçerek
Akli ve nakli delilleri de
En vasıfsız vakitleri bile
Fark ettirene
Sen şairsin diyorlar
/
Şimdi ben bir şiirin şavkına oturup
Kendime gelsem
Sonra ayet ayet söylenip yaratılarak
Kaderimi seyretsem
İçinde kederlenerek isyan büyütüp
Sonra gafil olup nisyana düştüğüm
Meyus kaderimi
Şiire konu olabilir miyim
Bilmiyorum
/
Göğün zaptiyeleri
Görkemli bir kelime fısıldandığında
Üzerine üşüşenleri
Eşeleğe konan gibi üşüşenleri
Yeni bir ayetle kişelediğinde
Şiir bitmişti
Yer delinip gök çökertildiğinde
Su damlaları ayna değildi
Gerçeği ayartana
Kabe kendi duvarına
Asılana ayna değildi
Şiir en sevgili olana
Çevirdiğin de yüzünü ağartarak
Ancak ağlayabilirdi
Arlanarak ve anlayarak
Söylenen gerçeği
Ve Kabe dinleyebilirdi
LEBBEYK ettiği Allah’ın kullarını
El ayalarını açarak istilam eylediklerinde
/
Her şiir bir hüznün mukadderatını
Muhaciri olduğu gönle akarken
Hiçbir müstekbire aldırmadan
Ama sevmenin her haline eğilip bükülerek
Eriyip eriterek sözcükleri
Sundurmaz mı sevgiliye
Ve bağışlanmış bir geleceği
Uzletin riskini göze alarak
Harelenip kendi sesiyle
Haykırmaz mı
/
Yol ibresini çevirdiği yerden
Bir yön peydahladığında hislerinden
Gövdesiz değildir artık kelime
Gölgesiz ve gönyesiz değildir varlık
Bir şiire çağrılıp
Heyecanla söylendiğinde
Azatlık bir dünden
Yaratılmayacaksa yarın
Hala yahşi bir umut varsa gerçeğe dair
Şair sustuğu makamdan
Konuşabilir…
LEBBEYK:Buyur demektir
İstilam: Tavafa başlarken ve tavaf esnasında her bir şavtta Hacer’ül Esved’i selamlamaya verilen isimdir.
5.0
100% (15)