Irak yaklaşan yollarda
karanfil düşüyor üstüme
sabah kuzine tutuyor ellerim
tarifi olmayan hayaller açıyor
çıplak yaralarım ısındıkça
uzaklaşıyor
bir mesafe
nasıl karışır ki
sokakta düşlerim
Sonra gün ağır ulu orta
bir
zaman içinde
geri dönüşüm toplayıcısı sarılır
beyaz eşya kartonuna
Bir teyze ör
gülü yüz bırakır
üç beş çetik çorap, lif tezgahında
ömrü satılık arifesinde
Bir
kadının nazar renkli gözleri
tam on ikiden kurşun döker ağzı
bir Fatiha, üç İhlas süresi
Teşvikiye camisinde hiyerarşik cenaze
çelenk eşliğinde günah bağışlıyor
Türk eğitim vakfı
gönüllerinde
eğitimli ölüler
Üniversite akademik toplantısı
Önemle arz eder öğrenci sayısını
Bilim kötü yola düşmesin diye
Kapılarında güvenlik kolları
Bir kız çocuğu kendinden bezmiş
ay ay ter döker adet sancılı
kıvrımlı vücudu ve sıfırlı yarınları
Orta yaşlı bir
kadının hayatı
patladı bankalar önünde
ölünce hayat sigortasından
muaf oldu borçları
Cingan dilinde bütün çirkinlere
elinde nazar boncuklu yaka iğnesi
“satmıyorum,
içimden geldi,
sana hediyemdir”
“artık gönlünden ne koparsa” …