1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
944
Okunma

İçim sıkılıyor bu şehirde çocuk
Anlıyor musun!..
Yalnızlık dökülüyor derimden pul pul
Rüzgarda savruluyor adımlarım Kordon’da
Elimden tutan olmayınca
Göz bebeklerim büyüyor daha günbatımında
Işıklı karanlıklara meydan okuyorum çocuk.
Sen ayakta sarsılmadan kalmak ne demek,
Boğazda martıların ıslıklarından uzakta yaşamak,
Bir kediye sarılmadan uyumaya çalışmak küf kokulu odalarda...
Tüm bunlar ne demek bilir misin çocuk!..
Bilemezsin çocuk!..
Senin sağın solun aydınlık ne de olsa demi
Üfleyince sönmüyor lambalarından damlayan salkımlar...
Aşık hele hiç olmamış gönlün belli ki
Sen bir isme tutuklu kalmak ne demek
Nereden bileceksin çocuk!..
Bilme de çocuk, bilme! Daha zamanı var...
Kulak as, savunmasam da, büyüklerin sözüne.
Ne kadar geç büyürsen o kadar mutlu olursun hayatta...
O kadar gülüşlerin kazınır insanların hafızalarına
O kadar aydınlanır çehresi gözbebeklerinin
Ağlamayı ertelersin günü geçmiş bir borç misali...
Ne kadar sonra ödersen bedelini hayatın
O kadar yanına kalacaktır mutluluk ve heyecanların!..
İşte böyle velhasıl çocuk!..
İçim sıkılıyor diyorum ya yalan değil hani
Bir sigara tüttürünce susuyor ancak yazdıklarım...
Yoksa çocuk dayanılır çile değildir
Elde ettiklerinden uzakta yaşamaya çalışmak...
Yeniden parlaması için bu şehrin
Çok yağmura ihtiyacım var daha çocuk!..
Neyse ben gideyim artık çocuk
Bekletmek olmaz kaldırımları...
Y(S)ürünecek adımları var daha hayatımın...
Ben ömrümde kimseyi bekletmedim çocuk!..
Ama nedense beklediklerim ya hiç gelmedi
Ya da çabucak gitti...
İşin ucunu ben de anlayamadım daha çocuk!..
Ben de anlayamadım çocuk!..
// Cemal KAROTA //
5.0
100% (1)