5
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
1816
Okunma

Bize bir son gerekse eğer…
Dünya kurulduğundan bu yana
İyilik olsun diye verilen her cezayı
Suç olarak bildik biz
Lakin farkında olarak bilfiil
Yavaş yavaş öldük biz…
Oysa ölmemek için çok iyi sebeplerimiz vardı
Yağmur gibi, sevmek gibi, emek gibi…
Söylesene Gül/senim
Ateşin düştüğü yer kimin?
Kimlerin yargısına kölesin?
Yazgımız alnımıza çatılmışken
İyilik olsun diye mi?
Kendime söylediğim her beyaz yalan
Görev haline geldi.
Ve çok sevdiğim gün/ahım
Vicdanım tarafından yine bana hediye edildi.
Gayb’ ın kurallarına aykırı duran kâhinler
Çokbilmişlikleriyle umutsuz bir vaka beklediler
Ah hayra yorulmayan rüyam
Haki bir geceydi gözlerimiz
Dizine yattığım acılar kadar kifayetsiz
Avucumda sıkıca saklı esarete inat gülüşlerimiz
İçimizi didikleyen bu hurafeler
Bir özgürlük kaç köle eder bilemezken
Acılıklı bir masalın kıyısına ilişiverdik biz
Ah narı mahzenim
Kalbimiz vardı aşkla çarpan
Ama hep küs diğer yarısına
Ruh ayarımızla oynayan bir keman sesi kulaklarımızda
Sadece ikimize güvenebilirdik
Sadece ikiden bir edebilirdik
Ancak bir şiirin kalbinde dinlene bilirdik
Ve günah güzelim, dört duvarım, parmaklığım
Elma dersem bu masaldan çıkar mısın?
Kahrım ayyuka çıkmışken
Bilmediğini bilir gibi yaşıyorken
Beş parmağı geçmiyor adaletimiz
İllaki bir son gerekse eğer…
Üç elma tadında bir masal anlatır mısın?
Sana, bana ve yağmura
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.