6
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1338
Okunma
ne zaman rüzgâr sıcak bir nefes getirse saçlarıma
dokunsa tenimin soğuk yüzüne mâsum salınışları
kendimi dinlerim
göğsümün sokakları ayaklanır
dilimin çenesine vurur susmak
ne zaman sarılsa yıldız gökyüzüne
ve ben uzansam yatağı olmayan uykulara
hala utancı bilen hayâller gıdıklar ayak uçlarımı
tırnakları çekilir gecenin gözlerindeki sürme de akar
kirpiklerim parmaklıktı kaçmak isteyenlere
birbiri ardına dizilen bakışlar
gidenler gelenler
hangisi kime kısmetse vuracaktı kıyısına
zaman geçmişten aldığı resmi çizmekle meşgul geleceğe
ömrüm ilk kez rengini verirken toprağa
dudaklarım tebessümle süslenir kırmızı ruj yerine
kirle yıkanmış bedenimse alır boy abdestini
hem de kaşık kaşık gözyaşı ile
bilirim ;
sabır boş satırlara atılan imza gibi
daha sonra doluyor içerisi
=
ruhun aynadaki yüzü eşittir yaş !
=
28/05/2016
14;41
eMİNeYZAMAN
5.0
100% (9)