0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
917
Okunma
Mektup şiir
Sen ıslak kaldırımlarda yürüyorsun
Sene bin-dokuzyüz-sekseniki
Pariste soğuk bir gün
Ben de sana sezdirmeden peşinden
Takip ediyorum seni belki de farkındasın
Yoksa çok önceleri mi yaşamıştık
Her şeyi birbirine karıştırdığım saatlerdeyim yine
Burnumda tütüyorsun
Hatıralar da kış üşümelerinin kurbanı oldu
Kendi kendime konuşuyorum
Ne işin var diyorum kendime Paris’te
İstanbul’un suyu mu çıktı neyse
Yürüyeceksek el ele önce
Bostancı sahilinden başlayıp
Taa aşağılara kadar sahil boyu yürüyelim mi diyorsun
Köprüye gelince üç kere sen üç kere ben
Seni seviyorum demelerin andı
Biliyorum ayakların hiç ısınmaz
Buz gibilerdir her zaman
O güvercin ayakların ah var ya
Yün çoraplar giyerdin eskiden yine giymelisin
Bencillik olacak da
Üşüsen bile örtme demek geçiyor içimden
Savrulsun tipili havalarda rüzgarda saçların
Hayır hayır kıyamam sana ben
Hayal edeyim daha iyi
Uzat ellerini
Üşümüştür onlar da bilirim kül kedim benim
Yine eskilere dönüyorum bana ellerinle ördüğün
Kapişonlu hırkayı giydiriyorsun ilk oturduğumuz cafedeki
Hani zuladaki kanepe aklıma geldikce ısınıyor içim
Can içim
Niye özlüyorum ki o günleri sen de özlüyor musun
Tutturdun okul okul diye
Yabancı dil diye
Eminim çok zor oluyordur-böyle vatandan uzak
Sen oralarda yapamazsın dön gel diyeceğim de
Sen dönmezsin sonra da yazık olur diyorum onca emeğe
Her sabah ve bu sabah
Her Allahın günü çevirdim durdum başımı gökyüzüne
Kuşlara sesleniyorum selam götürün diyorum sevdiğime
Annem senin için sevdiğin erzakları hazırladı
Çekmecede de anı defterini unutmuşsun nasılsa
Aşkımızın başı için yemin ederim bir satırını dahi okumadım
Canım çok özledim seni
Burada havalar çok güzel gidiyor mevsim normallerinden
Daha da sıcak ama belli olmaz
Bir ihtimal belki iki günlüğüne gelebilirim
Erkekler ağlamaz diyenler yalan söylüyor
Kalbimdeki özlemin geceleri uykularımdan sıçratıyor
Bir süre kendime gelemiyorum boğazıma takılan hıçkırıkla
Raşeler içinde uzun bir süre ağlıyorum
Nedenli nedensiz
Seni seviyorum çok çok özledim
Hayalimde kucaklayarak öpüyorum ıslak saçlarından
Lavanta kokulu İstanbul’um benim Ezgi’m
Yağmur suyu saçlara iyi gelir diyip
Şemsiyesiz gezdiğin günlerdeki gibi
El ele Pangaltı’ya doğru yürüyoruz - işte n’aparsın hayali
Hayali bile güzel
Hafif hafif çiseliyor yağmur şimdi
Kıskanç bakışlarını çivileyip gözlerime
Kimdi kimdi
Diyerek ısrarlı soruşun sonra yalvarışların
Pes edişin
İçime herşey dert oluyor
Seni tanıdıktan sonra mümkün mü can içim
10-Şubat-2009-/Ankara
Yüksel Nimet Apel
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.