8
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
1593
Okunma

Dün gece
Isıtırken düşlerimi mehtabın gölgesinde
Menekşenin dalında dönüyordu pervane
Astığım adakların eteklerinde;
Biteviye
Yokluğun varlığımda bilmece
Dün gece
Okuduğum romandan dörtnala fırlıyordu süvari
Yaklaşan nal sesleri kulağımda ince ince
Elimi tutan kahramanı;
Yiğit, çakır efe
Birkaç yorgun harfin esiri
Satırlar arasına saklanan gizli özne
Dün gece
Avuçladım özlemi dinlediğim baladın öyküsünde
Boğazıma düğümledim yükselen keman tizini
Yutağımda boğum boğum
Akıttım göz çukurlarıma ;
Öylece
Damla damla biriktirdiğim her mısrada
Yokluğunu doldurdum saydam fanuslara
Lebalep doyum doyum
Lirik bir şarabı yudumladım sonra hece hece
Dün gece
Soğuk ve karanlık odamın penceresinde
Alazladığım kırıklarımı kanattım;
Delice
Akrep yelkovana yetişme derdinde
Merhabaya hasret yıllar sesinde
Dün gece
Kirpiğimde salladım soluk bir resmi
Kimliği belirsiz dillerin lehçesinde;
Ağıt söylemli ninnilerle
Masallar anlattım bükün vurgunu yemiş kelimelerle
Lal dilim döndüğünce
Avuttum anlamsız yalnızlığı sessizce
Dün gece
Göz kapaklarımda uyuttum sensizliği
Ayaz mevsimin ıssızlığında gizlice
Songül Bulut
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.