Okuduğunuz
şiir
27.12.2014 tarihinde günün şiiri olarak seçilmiştir.
FIRTINA
Kapkara bulutlarla köpürüp savruluyor, Yüce dağlardan esen, uğuldayan fırtına... Tutmuş saçım, ensemden, yüreğim kavruluyor, Tüm öfke, gazâbını sarıvermiş sırtına...
Görünmeyen elleri, alev gibi dili var, Boyumu aşmış, çılgın sular gibi seli var, Kalbimi pençe pençe tutmuş, sıkan eli var, Sanki isyân ediyor, küsüvermiş bahtına...
Yakışmaz bunca öfke, ne sultâna,ne beye, Neden bunca ıstırap, anlatamam kimseye, Toplayıp kederimi, üfleyeceğim ney’e, Sanki boyun eğiyor, öfkesiyle aht’ına...
Duymaz mı sözlerimden, derin acı, ıstırap, Görmez mi gözlerimde keder, hâlim pek harâp, Merhem ol bu acıya, sana el açtım Yarab! Yıkıp gönül sarayım, oturacak tahtına...
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Önce bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum Şükran Hanım. Sizin bu konuda çok bilginiz olduğuna eminim. Ben liseyi bitirmemiş biriyim. Şiir yazmayı rahmetli annemin genlerinden almışım. Mutlaka hatalarım vardır. Öğrenmeye çalışıyorum, ama üstüne düşmüyorum. Daha zaman ayırsam iyi olacak.
Burada AHT kelimesini AHİD (yemin ) kelimesini düşünerek yazmıştım. O kelimeyi vurgulamak için virgülle ayırmıştım. Tabii ki, özel isim olmadığı için virgülle ayırmak yanlış,bunu biliyorum. Rahmetli ilkokul öğretmenim Atiye Baydar bize imlâ kurallarını o kadar güzel öğretmişti ki... Bize, yarım nefes alınması gereken yerlere virgül konmasını öğretilmişti. Malum yaşım 65 oldu. Gitgide bakıyorum, şiirlerde noktalar, virgüller kullanılmıyor. Bana göre kolaycılık... Ben kullanmayı seviyorum ve doğru yaptığıma inanıyorum.
Bu şiirimi 2009 yılında yazmıştım. Öylece kopyalayıp buraya ekledim. Ne mutlu bana ki, seçici kurul günün şiiri olmak lütfunu esirgememiş. Onlara çok teşekkür ediyorum.
İnanın ben bir şiirimi yazarken çok az düşünürüm. Hemen yazar, eklerim. Oysa biraz dinlendirmenin,sonra düzeltmenin elzem olduğunu biliyorum. Bu da tez canlılığımdan.
Ben virgülleri durakları ayırmak için değil, şiiri okurken buralarda nefes alınması için, şiire anlam vermesi için koydum. Her durakta virgül koymam zaten...
Şiirime gösterdiğiniz ilgi ve bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Mutlu seneler dilerim.
nur49 tarafından 12/28/2014 3:11:16 PM zamanında düzenlenmiştir.
nur49 tarafından 12/28/2014 3:24:25 PM zamanında düzenlenmiştir.
7+7 ' lü 14' lü hece ölçüsünde abab / cccb / dddb kafiye örgüsünde redifi heceden olan bir eser okudum.
Hece eserlerinde ayak dizelerinde özellikle rediflerin kelime halinde bulunmasının dayandığı bir alışkanlıktan olsa gerek ayaklar bana zayıf geldi.
Yani bunu görsel olarak bir zayıflık değil adı üstünde ayağı yürütecek olan, yani bütünde eseri toptan taşıyan rediftir diye düşünürüm.Her ne kadar kafiyeler şöyledir, zengindir, tunçtur, yarımdır desek de bana göre hece şiiirinde en az kafiyeler kadar etkilidir redifin yeri ve önemi.Ve kelime halinde bulunması bu önemi daha fazla karşılar gibi gelir.Eserin anlamsal olarak süratlı yürümesine olanacak sağladığı gibi ahenk, ritm, ses düzeyinin anlama ve duyguya akort edilmesinde de büyük rol taşır.
Bunların dışında eserde ; her zaman üstünde durduğum bir husus var ki.Maalesef bu şiirde de aynısının dili / eli / beli / gibi kelimelerde yapılmış olduğunu gördüm.Hecenin artık ayrılmaz bir parçasıymış gibi kabul edilmiş, dile pelensenk edilmiş aynîlaşmış kafiyelerin kullanılması her şiirde artık bana daha önce binlerce kez aynı şiiri okumuşum gibi bir intiba bıkarıyor.Ki dilimiz onca zenginken, onca kafiyeleştirmeye müsait kelime var iken neden ısrarla aynı kelimeler kullanılmaya çalışılır anlamam.
Yazım olarak, dizelerde duraklar arası virgüller bence şiire hiç yakışmıyor.Okura bak buraya kadar dizenin yarısı buradan sonra diğer yarısı buraya kadar 7 diğeri de 7 olduğu gibi yada burada nefeslenmen lazım gibi bir emri vakiyi veriyor gibi geliyor.Elbette virgül kullanılabilir ama kullanılış amacına uygun kullanılmalı. Tıpkı sayın şairimizin gerekli gördüğü yerlerde uygun şekliyle kullanmış olduğu gibi. Benim itirazım durakları ayırmada kullanılması. Virgülün kullanılış amaçları arasında durakları ayırmak görevi yoktur.
Yine
" Sanki boyun eğiyor, öfkesiyle aht’ına... "
Dizesinde " ah " sert ünsüzle biten ( h) bu kelime sonuna gelen (d) ünsüzünün sertleşerek (t) haline gelmesi doğru kullanılmış ve bundan yararlanarak kafiyedeki ses düzeneğinde kullanılması güzel olmasına rağmen üstten özel isimmiş gibi ayrılması yanlış gibi geldi bana.Elbette sayın şairimizin burada dilbilgisinde ki yumuşamayı ya da meydana getirilmiş olan kafiyelendirmenin altını çizmek gibi bir gayesi olmuş olabilir.Bu gerekli miydi ? bence gereksizdi. " Sanki boyun eğiyor, öfkesiyle ahtına... " şeklinde kullanılması da bence güzel olurdu diye düşünüyorum.
" Duymaz mı sözlerimden, derin acı, ıstırap, Görmez mi gözlerimde keder, hâlim pek harâp, Merhem ol bu acıya, sana el açtım Yarab! Yıkıp gönül sarayım, oturacak tahtına... "
ıstırap / harâp, / Yarab : İsim köklü kafiyeler
rap / rap / rab : Normal şartlarda kökte 3 ses benzerliği olduğu zaman zengin kafiye olarak adlandırılır hecede
Bu şiirimizin son dörtlüğünde yapılan kafiyelendirmenin biraz farklı olduğunu görüyoruz. Halk edebiyatında da ; s yerine z / e yerine a / ş yerine ç gibi seslerler seslerin renklerinin benzerliklerine göre kafiyelendirme yapıldığını gördük.okuduk.biliyoruz. Hatta ve hatta çeyrek kafiye gibi yeni bir tanımlama getirildiğini bile biliyoruz.
Burada durum farklı en az iki ses ortak iken sesi yakın olan bir ses (p) ' nin ayrı olduğunu görüyoruz.
Bence iki tane ortak sesten sonra genetik olarak başka bir sesin de kafiye olarak görülmesi normal...Yani o kadar da sert ve kuralcı olmanın bir anlamı yok...Kafiyelendirme biraz düşündürdü.Sesli düşündüm :))
Nitelikli güzel bir hece okudum.Sayın şairimizi ve yön veren yüreğini kutluyorum.
Önce bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum Şükran Hanım. Sizin bu konuda çok bilginiz olduğuna eminim. Ben liseyi bitirmemiş biriyim. Şiir yazmayı rahmetli annemin genlerinden almışım. Mutlaka hatalarım vardır. Öğrenmeye çalışıyorum, ama üstüne düşmüyorum. Daha zaman ayırsam iyi olacak.
Burada AHT kelimesini AHİD (yemin ) kelimesini düşünerek yazmıştım. O kelimeyi vurgulamak için virgülle ayırmıştım. Tabii ki, özel isim olmadığı için virgülle ayırmak yanlış,bunu biliyorum. Rahmetli ilkokul öğretmenim Atiye Baydar bize imlâ kurallarını o kadar güzel öğretmişti ki...
Bu şiirimi 2009 yılında yazmıştım. Öylece kopyalayıp buraya ekledim. Ne mutlu bana ki, seçici kurul günün şiiri olmak lütfunu esirgememiş. Onlara çok teşekkür ediyorum.
İnanın ben bir şiirimi yazarken çok az düşünürüm. Hemen yazar, eklerim. Oysa biraz dinlendirmenin,sonra düzeltmenin elzem olduğunu biliyorum. Bu da tez canlılığımdan.
Ben virgülleri durakları ayırmak için değil, şiiri okurken buralarda nefes alınması için, şiire anlam vermesi için koydum. Her durakta şiir koymam zaten...
Şiirime gösterdiğiniz ilgive bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Mutlu seneler dilerim.
Önce bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ediyorum Şükran Hanım. Sizin bu konuda çok bilginiz olduğuna eminim. Ben liseyi bitirmemiş biriyim. Şiir yazmayı rahmetli annemin genlerinden almışım. Mutlaka hatalarım vardır. Öğrenmeye çalışıyorum, ama üstüne düşmüyorum. Daha zaman ayırsam iyi olacak.
Burada AHT kelimesini AHİD (yemin ) kelimesini düşünerek yazmıştım. O kelimeyi vurgulamak için virgülle ayırmıştım. Tabii ki, özel isim olmadığı için virgülle ayırmak yanlış,bunu biliyorum. Rahmetli ilkokul öğretmenim Atiye Baydar bize imlâ kurallarını o kadar güzel öğretmişti ki...
Bu şiirimi 2009 yılında yazmıştım. Öylece kopyalayıp buraya ekledim. Ne mutlu bana ki, seçici kurul günün şiiri olmak lütfunu esirgememiş. Onlara çok teşekkür ediyorum.
İnanın ben bir şiirimi yazarken çok az düşünürüm. Hemen yazar, eklerim. Oysa biraz dinlendirmenin,sonra düzeltmenin elzem olduğunu biliyorum. Bu da tez canlılığımdan.
Ben virgülleri durakları ayırmak için değil, şiiri okurken buralarda nefes alınması için, şiire anlam vermesi için koydum. Her durakta şiir koymam zaten...
Şiirime gösterdiğiniz ilgive bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Mutlu seneler dilerim.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.