1
Yorum
8
Beğeni
0,0
Puan
1713
Okunma
“Tepemde uçuşan martıları sevmiyorum artık!
Gölge düşürdüklerinde
Beyazın saflığına
Bir kaniş leşini didikliyorlardı
Burgaz’da!”
.
.
.
Deniz
Atıyorken şuh kahkahasını yine
Köpükten dişleri ne de beyaz…
Savruluyorken etekleri rüzgardan
Teninde gezinen dilberin
Mahreminde uçarı mavi gözleri
Kabarıp dururken
Adına dalga denilen bel altı
Sözde sebebi rüzgarmış!
Hah…
Deniz;
Sapkınsın!
Fetiş röntgenci biçareliğinde hem de...
Sen de ört şu çırpınan memelerini be dilberim!
…
Bozma bir de şu rüzgarla aramı
Görmez misin?
Yastaki
Bulutlar dahi salyalı arzular damlatmakta
Gizli gamzelerine
Mümkün mü hiç kayıtsız kalmak
Dayanılmaz dolgunluğuna kalçalarının?
Bak şimdi
Beğendin mi yaptığını?
Dokundurma sakın ellerini
Bedenim mahremine
Demiştim!
…
Sebebi;
Kullandığın o lanet olası
Nemlendiricili kremdi…
Hani şu özü neft_i!
Yıldıray KIZILTAN