4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1454
Okunma

gülüşlerim ;
savrulurken
dör bir yana
acıların yangınsal yansıması kadar
yakınımda izdüşümleri
uzun kış günlerinde işlerdim rotamı
gönül gözünün kasnağına
karlı dağlardan gelincik taşırdım
ellerim çiçek kokardı
sınırsız o yuvarlak dünyamda
nakışlar ve romanlar çatışırdı bazen
yaprakların
arasından sümbül menekşe kokuları gelirdi
kasnağa papatyaları çizerdim
lalelerin boynununu hiç eğmezdim
taşırdım kar gibi beyaz kaneviçelere
kardelenler
o naif kafalarını çıkarırdı bakardı güneşe
duyguların harmonisindeki iğnede iplik biterdi
aceleyle sanki o iğne deliğinden cenneti geçirirdim
"gül ve çiçek açardı ellerim
izdüşüm bana cenneti anımsatırdı
and nehirlerini düşlerdim orda evim olurdu
hayali sevgili gül bahçesinde yanımda olurdu
işlediğim bu nakişlar ise evin her yerinde
gül kokularının harmonisi gül bahçesi olurdu
hayallere dalmak güzeldi
sonbahar geldi
kurudu o güller
ardından yağmur fırtına
dolu derken
kış hep kışta kaldı hayaller
esefle kınadım hayalleri
o savruk düşleri
solyanıma hüzne gömdüm
yaşlar savrulurken yüzümde
duygularımın tercümanı yoktu
hayatı yaşadıkça kayboldu gülüşlerim
kelebek olup döküldü
avuçlarıma
imtihanım ağırdı
bedeller ödemek zorundaydım
yaşamak adına içtiğim su adına nefes almak adına
memleketin kışı da çetindi imtihanım gibi
felek ağlarını örmuştü birkere
cenneti işlediğim kasnak
artık acıları hüznünleri siyah iplikle işliyor
hüznün elleri vardı
gergefe iğneyi batırmıyor
hep solyanıma batırıyor
sabır dı benı ayakta tutan
biteviye dönüyordu feleğin çarkı
hala kaç mevsim daha geçirmem lazım
oysa babamın yanında iki kişilik yer çoktan hazır
korkmuyorum artık ölümden
isyan etmiyorum
sadece satırlarıma karalama yapıyorum
diliyorum gidince oraya
işlediğim o gülleri orda istiyorum ..
"cennet/te istiyorum ...
nurcan
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.