0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1223
Okunma
Birkaç yıl önce, hayatımın en sessiz ve en kalabalık dönemlerinden birinde, telefon ekranında ansızın bir mesaj belirdi.
Uzak bir şehirden, başka bir hayattan gelen, tanımadığım bir isim.
İlk başta tesadüf sandım; geçer gider dedim içimden.
Ama o mesajın arkasından gelen kelimeler, huzursuzluğumun tam ortasına sığındı.
Sanki yıllardır aradığı sığınağı bulmuştu.
Ben ise hâlâ soruyordum:
Kim bu? Neden burada?
Saçlarına dokunabilecek miyim?
Gözlerine bakabilecek miyim?
Sevebilecek miyim seni?
Bilmiyordum.
Uzun bir süre bilmedim.
Mesafeler, farklı hayatlar, içimdeki huzursuzluklar… hepsi birer duvar gibiydi.
Sonra bir gece, o duvarların ötesine baktım.
Ve anladım ki o, kaçtığı yerden değil, sığındığı yerden gelmişti.
Yüreğime.
O andan sonra her şey değişti.
Bilmiyordum dedim, ama artık biliyorum.
Bu şiir, o bilmemekten bilmeye uzanan yolun izi.
Uzaklıkların, huzursuzlukların ve tesadüf sanılan karşılaşmaların ortasında bulunan sevginin hikâyesi.
Sevgiyle,
m.âkif
Mesafenin uzunluğu ve başka hayatlarda…
Gözyaşının bol, huzursuzluğun koyu olduğu yerlerde
Buldu beni sevdam.
Onca insan arasında,
Yalnızlığımın cirit attığı bir anda çıktı karşıma.
“Kim bu? Neden burada?” diye sordum kendime.
Oysa bilmiyordum:
Başka hayatlardan kopmak istiyordu,
Huzursuzluktan kaçıyordu,
Yüreğime sığınmak istiyordu.
Tesadüf sandım, kaybolur gider dedim içime.
Bilmiyordum.
O simsiyah saçlarına dokunabilecek miydim?
Gözlerine bir daha bakabilecek miydim?
Gülüşünü görebilecek miydim?
Ve…
Sevebilecek miydim seni?
Bilmiyordum.
Ama öğrendim sonunda.
Uzaklarda, başka hayatlarda,
Huzursuzlukların ortasında bulmuştum ben sevdayı.
Şimdi saçlarına dokunabileceğim,
Gözlerine bakabileceğim,
Beraber güleceğiz hayata.
Yüreğimi sonuna kadar açacağım sana.
Ölmezliğim olacaksın.
Ve evet…
Sevebileceğim seni.
Biliyorum artık.
m.âkif
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.