0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma
Etrafıma bakıyorum: hep aynı manzara.
Nereye gitsem değişmiyor.
Dünyayı dolaşsam da belki hiç değişmeyecek.
Sıra sıra dikilmiş binalar,
İnci gibi dizilmiş yollar,
Göz kamaştıran ışıklar,
Hiç bitmeyen araç akışı…
Ve en önemlisi:
Kendi işlerinde, kendi içlerinde kaybolmuş insanlar.
Ne söylediğini bilmeden konuşan,
Gürültüyü yarıp susmayı unutan insanlar.
Sessizlik nedir, bileniniz var mı?
Sükûnet nerede kaldı?
Şimdi bu soruya da uzun uzun cevap verirsiniz siz…
En iyisi susmak değil mi?
Kimsenin görmediği, duymadığı, bilmediği biri olarak
Ucuz bir beton yığınının içinde,
Onlarca boş sözün arasında
Kulaklığımı takıp küçük bir köşeye çekildim.
Ve sadece seyrediyorum.
Dünya üzerinde gerçek bir sessizlik bulamayabilirim belki.
Ama huzurum burada:
Kalabalığın ortasında sessizliğime sığınarak
Mutluluğu hayal etmek.
Sadece hayal etmek…
Size göre çok küçük olabilirim,
Ama sizlerin erişemeyeceği hayallerim var.
Hiçbirinizin ulaşamayacağı bir mutluluğu tutuyorum ellerimde.
Ve anlamını unuttuğunuz “umut” kelimesini
Hâlâ taşıyorum yüreğimde.
Gözlerimdeki ışık
Sizin gösterişli şehir ışıklarından daha parlak –
Görmek isteyene.
Göklere çıkmak gibi bir niyetim yok.
Sizden sadece hakkım olanı istiyorum:
Gerçek bir sessizlik.
İçsel zırh değil,
Sade, çıplak bir sessizlik.
m.âkif
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.