10
Yorum
10
Beğeni
4,9
Puan
1040
Okunma
Sustum;
Her yer ölüm kokusu
Ellerin bile !
Her şey kadar dönük sırtın
Her şey kadar aynısın nihayet ...
Annemin masalları kadar umut vermiyor anlattıkların
Dişlerimin arasında Kaf dağı
O son kıymıkları silkeleniyor ay ışığından saklı
Sözlerinden, gelmeyen sabahı kolay sanma beklemeyi
Ölsem daha iyi !
Ufalanıyorum seninle sessizce bu yılgın dünyadan apar topar
Alabildiğince siyahı anımsatıyor yalanladığım sözlerim
Yılka atlar gibi şahlanacakken
Düşüyorum gönlümü salladığın gönül salıncağından ...
Öksüz bir kedi gibi titretiyor korkular içimi
Her şey kadar bende biraz yokum aslında ...
Kaygım bunca uykusuz gecenin
Beni kucağından düşürecek bir yırtığı olmasından
Aralık kaldıkça gözlerimizin ayasında vedalar
Saçımdaki tokadan bile davacı olasım var
Hiç korkar mı gözyaşı sahibini boğmaktan
usanırken üstüne güneş, zor bela doğmaktan
Sustum ;
Sükut çok yakışıyor bir kadının yalnızlığına sanki
Her ayna aynısını söylüyor
’ Sen daha delisin
Baş edebilirsin ’
Sustum;
Artık en asil sessizlik dilimdeki
En hakir ayrılık bizimki !
Başımda dönenen bir şimşek edasıyla ürkütüyor kimsesizliğimi yüzün
Şimdi pay ediyorum günlere aflarımı
Hergün bir kez daha hatırlamak için gidişini
Söz ver,
Sen de unutacaksın
Bir hançer kılıp, nasıl mıhladığını gözlerime gözlerini
Yara aldım sol boşluğumdan
Düştüm kendi boşluğuma
Acım benden büyük
Kalbim ayrılığa tıka basa tok
Gaip bir devranın iki çocuğu gibiyiz
Korkma alçak bir vedanın içine sıkışmaktan
Alışırsın ruhundaki yangınların telaşına
Ateşinle sen de barışırsın ...
Gülşah Gayret
Tekirdağ
5.0
94% (15)
4.0
6% (1)