11
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1581
Okunma

Bir çığlık
Acıyla yoğrulmuş bir ses
Bir haykırış yükseliyordu
Yitik şehrin kahır dolu sokaklarından
Saçı, sakalı kar gibi olmuş
Yüzü vadilerle dolmuş
Bir adam
Baykuş konmuş evinin
Soğuk, zelil odasında
Peş peşe indiriyordu yumruklarını duvara
Yeter diyordu
Yeter
Belli ki
İsyan ediyordu kaderine
Ya sevdiğini alamamış
Yada
Ayrı düşmüştü sevdiğinden
Göz pınarları kurumuş
Yaş bile gelmiyordu
O kahve telvesi renkli
Uykuya hasret kalan yorgun gözlerinden
Bir deşsen
Bir dokunsan gönül teline
Ne sevdalar çıkar Mecnun’u kıskandıran
Neydi bu adamı
Bu kadar mutsuz kılan
Belki
Bir mutluluk şarkısının
Son dizeleriydi mırıldandığı
Kuğu süzülüşünde aktı belki de zaman
Belli mi olur
Bir vefasız yüreğin terkisinde
Kaybolmuştur umutları
Yada bir gurur vesilesi yapıp
Kurban etmiştir feleğe sevdasını
Olur ya
Şah Cihan’ın genç yaşta kaybettiği
Mümtaz Mahal’i gibi
O da
Sevdiğini yitirmiştir kim bilir
Bir sevdanın çıkmazında olduğu kesin
Birisi için kor ateşlerde yandığı kesin
Buz tutmuş duyguları
Üşüyen özlemlerini ısıtması mümkün mü
Hasret rüzgarları
Özlem yağmurları hep onu bulmuş besbelli
Rotasını kaybetmiş gemi misali
Sallanıyor su üzerinde
Ne gözleri yolda
Ne de dili duada
Hıçkırıklar boğuyor yeşeren duygularını
İki nefes arası
Bu kör olası yaşantı
Ne gülmüş
Nede güldürmüş onu
Bakarmısın dedim
O yılların tüketemediği çileli adam
Bükük boynunu çevirdi
Yüzüme baktı
Adın ne dedim
Dedi
“BAHTİYAR”
Sadık DAĞDEVİREN
Aşık LÜZUMSUZ
BAHTİYAR : Mutlu..........Keşke adın değil de kaderin Bahtiyar olsaydı
5.0
100% (15)