21
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
3057
Okunma

Sılaya özlemdi sadece
Yalnız değilim merak ediyorsan
Sol yanımda hüzün
Sağ yanımda küllüğüm
O doldukça ben boşaltıyorum
Duman altıyız işte
O doymuşluğunla mutlu
Ben harına sargın
Halleşiyoruz böylece
Arada bir de
Yokluğun kaçıyor gözlerime
Buğusunda demleniyoruz sessizce
Bazen de
Hani diyorum
Dilin diyorum dilin
Ansa ya adımı
Arada bir çınlatsa ya kulaklarımı
Nasıl da asılırdı hüznün çehresi
Ya da gelsen diyorum hani
Ninniler söylesen
Uyusa bu asırlık şehir Bursa
Çocuklaşsak biraz
Mutluluğa çalıp çalıp zilleri
Karışsak hani
Tophane’de soluklansak
Terlesek sırılsıklam
Islatsak teleferiği
Sarılsak Ulu Dağ’ın eteklerine
Aşiyan’da köpüklü bir kahvenin tadına varsak
Koca Sinan’ın ellerinden
Şelaleden akarken mutluluk gözyaşları
Aşka çarpılsak Yıldırım’da
Çığlıklar atsak mutluluğa zaferde
Toplansak bütün aşıklar Altıparmak’ta
Nilüferi koklasak genzimiz yanana kadar
Mudanya’da demir atsak olmaz mı
Sıyrılıp mateminden gecenin
Yeni Doğan’da beslesek acıları
Umuda tutunsak Dua Çınar’da
Giyinsek yeşilini türbenin
Beş vakit secde etsek Ulu Cami’de
Üç adak adasak kapılarında
Açlığımızı doyursak Somuncu Baba’da
Yudumlasak Göl Başı’nda kana kana susuzluğumuzu
Ah... benim fukara yalnızlığım
Yine bir martı çığlığını yüklemişsin serçe yüreğine
Karacabey Boğazı
Damlasına mı muhtaç sanki
Karapınarım çağlarım dönüp bakanım olmaz
Katır Dağı’na gömülmüş sanki hayallerim
Haykırsam Gürsu’dan duyulur mu ki sesim
Bir dem soluklanayım
İki demli çay kıvamında
Metin dayının bahçesinde
Vakit dar
Gitme kal deme bana
Çağırıyor nikahlı yalnızlığım
Ağlama
Ağlayasım da yok bugün
Ölesim de yok öldüresim de
Henüz aylardan Ekim
Hele soyunsun üzerime giydiğim hüküm
Sabreyle nur yüzlü güneşim
Sonrasına Rabb’im kerim
Can Cezayir AYDEMİR
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.