5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1722
Okunma
ruhumun mabedisin
halvette 40 gün değil
bi ömür geçirmek istediğim
gözlerin kıblem
gül cemalin tanrının yüzü
ellerin kutsal kitabım
ancak dokunarak okuyabildiğim
başka bi yüze bakamıyorsam
-senin yüzünden-
mazur görsün beni insanlık
tanrısıyla karşılaşan bi peygamber
nasıl bakabilir başka bi yüze
ellerim ellerinin hayranıdır
gözlerim gözlerinin
bi ilkyaz nasıl gelirse
öyle geldin içime
bi hanımeli kokusu gibi mesela
bi ıhlamur açışı
sen gelmeseydin eğer
baharı görür müydüm bi daha bilmem
elimde avuçlarından bi tutam
gözlerinden bi
hanımeli kokundan iki
dudaklarından ne kadar aldığım
sığmaz bu satırlara
ben bi buse alırım
sen sayarsın iki
bi başkası
-ah o bi başkası yok mu-
belki beş
ben ellerini tutmak isterim sade
bi fidana can veren ellerini yani
hani bi parmak şıklatışında
kulaklarımı diktiğim ellerini
ellerin
sade dokunmak için bile
ömrünün on yılını feda edebileceğin
ellerin
kokusu cennetten çıkma
ellerin
değerini benim gibi kimsenin bilmediği
ellerin
dokunduğunda içimi titreten
ah o ellerin yok mu
içimdeki limandan
kaç gemi kalkar senin tarafa sayısı bilinmez
sen gözlerinle görmeden inanmazsın
ben gözlerine dayanamam
sayısını bilindik yöntemlerle sana anlatamam
simit atılan bi vapurun peşinden
kaç martı gidiyorsa
o kadar kalkar belki bi seferde
gözlerine bakınca
kaçırırsın gözlerini hemen
ben gözlerini kaçırışına dayanamam
heisenber’in belirsizlik ilkesinden
bahis açmanın zamanı şimdi belki de
bi atomu izlediğinde
izlendiğini bilen atom
nasıl hareketlerini değiştirirse
sen de değiştirirsin hareketlerini belki
belki seni izlemediğimde
gözlerin gözlerimde
ellerin...
ah o ellerin yok mu
nereden çıkıp geldi yine
az önce bitirdim sanıyordum oysa
onlara dair yazdıklarımı
geldi yine
başım gözüm üstüne
02/02/2008
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.