6
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1635
Okunma

Sokakları dövercesine yağıyor yağmur
O damı kızgın
Kinimi var onu özlemle bekleyen
Kurak topraklara
Hissedebiliyor musun solundaki boşluğu
Arada dalabiliyor musun derin düşüncelere
Anlayabiliyor musun ?
İçimde kopardığın fırtınaları
Susuyorum bir damla su içer gibi
Sesim değmesin kulaklarına
Mükafatım bil suskunluğumu
Ya da
Anla sessizliğimde anlattıklarımı
Hani her sevda yeni bir doğuştur ya
Senin sevdan vakitsiz bir düşük
Gece ile günün kavuştuğu saatlerde
Süzülüp gidiverdi sevdan
Tutmak için çabalamadığım
Kafanda bin bir soru var değil mi ?
Benli anlar ile
Özlenen bensizliğin hayali
Seni savuruyor kendi yokluğuna
Arada üzüntüler hücum ediyor yüreğine
Üzülme sakın
Ben seni dedim ya
Uğursuz bir gecede söküp attım solumdan
Geriye kalan
Tuhaf bir alışkanlık
Adını andığımda kekremsi bir tat
Tuhaf bir sızı solumda
Anlam veremiyorum kendime
Ne zormuş gitmek ya da kalmak
Aynı noktaya çakılmak mıh gibi
Korkuyor muyum ?
Sensizlikte kaybolur muyum ?
Ama yok
Ben zaten hep sensiz değil miydim ?
Bilmiyorum belki de hak ettim
Kendi dünyama hapis olmayı
Uzaklaşmayı aşkın pınarından
Yüreğimde kurutmayı sevda fidelerini
Belki de kendim ettim kendime
Seni her şeyden çok severek
Ömrümü ömrüne adayarak
Dilindeki yalanlara kanarak
Ben kendim ettim
Şimdi
Yan yana olsak da
Biz birbirimize çok uzağız
Bir fincan kahve eşliğinde
Nicedir sözlerimiz sarmaş dolaş olmuyor
Gözlerimiz en son ne zaman dokundu bir birine
Hey solumdaki kas parçası kabullen artık
Orada hiç kimse kalmadı
Senin hissettiğin ise
Sadece ihanetin paslı hançeri ….
5.0
100% (14)