6
Yorum
24
Beğeni
0,0
Puan
1872
Okunma

rüzgârın ıslığında mâhur sancı
koca bir kenti ufalıyor zaman
topuğumda çürümüş kök kokusu
nedense dağılmak iyi geliyor düşüncelerime
gökyüzünde nefesi boğulan bulutlar çarpışıyor
yağmur…
yağmur çiseliyor
gün-ışık
karanlığı zorla ıskalıyor güneş
gölgeler hep kirpiğimin kıyısında
gidip geliyor günlerin kuytusunda
toprak börülce tazeliğinde
mevsim kiraz kırmızısı
ağır ağır uzaklaşırken metropoller
izmarit kokulu sokaklar savruluyor
dağların ötesinden…
gök bulanık bir göl
ağlamak güzel geliyor çimlere
ıslansa da gözlerim
yalnızlık
hiç bu kadar güzel olmamıştı
sardunya renkli akşamlarda
ruh çekiliyor dipsiz bir derinliğe
artık kısa kısa yollar bağlayamaz
tutsaklığımı…
özgürse…
uçar özgürse hayaller
çığlıklar tırmalayamaz kalbimi
yıkılırsa duvarlar, kırılırsa zincirler
aşk terk eder mi karanlıklar perisini
yeniden aşk
yeniden doğmak için ölmek mi lazım
bilelim istiyorum
sonsuzluk akşamlarında…