0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1124
Okunma
KARACA.
Bir gece,Kaf dağının ardından
Bir Karaca inmiş usulca
Yürüyüp rahında yaklaşmış
Bir güzelin göz pınarına.
Aman demiş,
Yüreğimi ağzımdan düşürmeyim
Duyarlarda belki kalbimin sesini
Acımaz vururlar beni,
Ateşe atarlar yüreğimi.
Sormazlar ki hiç,
Sen neden düştün bu derde
Su yok mu idi ki beldende
Bunca yol aşıp geldin bu vadiye.
Neylersin demiş sonra içinden
Ölümde olsa sonunda
Geçilmez ki yarin derdinden.
Eğip başını suya
Başlamış içmeye kana kana
Gitmekmiş sonra niyeti, geldiği gibi usulca.
Nereden bilsin ki zavallı Karaca
Bulutların ardından çıkınca mahın
Şavkını hançer gibi saplayacağını suya.
Bir ah çekmiş,
Düşürünce yüreğini ağzından
Gayrı dayanamayıp acısından.
Eyvah,
Pınar sandığım meğer avcının gözleriymiş
İçtiğim su değil,aşkın zehiriymiş.
Duydular işte sesimi,gelip vuracaklar beni.
Düştü avucumun içinden eyvah
Kalbimin en saklı yeri.
Gecenin en derin vaktinde,
Ah eder,inlerde bir Karaca
Duymaz mı hiç O nu avcı
Çıkartıp oku sadağından
Gezlemiş hemen bir çırpıda.
El aman demiş Karaca
Ey güzeller güzeli avcı
Ben sana ne ettim ne eyledim
Susamıştım sonsuzluğa
Var dan yokluğumu dilendim
Şu ağudan birkaç yudumda ben içmek istedim.
Öyle ise demiş avcı;
Ölmelisin.
Hem canından korkup
Hem de cânanı sevemezsin.
Bu kadar değerli ise canın
Sen cânana ne vereceksin.
Peki demiş Karaca
Öyle ise vur beni
Ama gözlerime nişan alma ki
Bu gözler didarı gördü
Hem,yâri görmeden evvel de kördü.
Beni sorarlarsa sana de ki;
O hakikatte değil,surette öldü
Çünkü O
Ölmeden evvel cânanı gördü.
Mustafa Kemal Serhatlı.
5.0
100% (4)