7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
994
Okunma
kaldırım taşlarına bıraktığım izlerden
biraz daha al
ıslak sokaklarında seni beklerken
bu kayıp şehrin
karanfillerine düşen çiğ tanelerinden
yaşlar topla benim için titreyen ellerinle
sonra nisan yağmurları serinliğinde
gözlerime sal
beni sana hatırlatan ne varsa
en derin kuytularında sakla yüreğinin
en temiz duygularınla kutsa anılarımı
ki can dostluğuna kurban verdiğim
hasret yıllarımdı onlar
doğmayacak sabahlarda yeniden dönmemi bekleme
her sabah kapında çağlayan bülbül değilim
dilim artık lal
imge kırıkları topluyorum sözlüklerden
yeniden yazabilmek adına
kelimeler dileniyorum
büyük şairlerin kitaplarından
unutulmuş intihar gecelerimde
terk etmiş bütün ilham perilerim
ellerimde bin bir çeşit fal
fanilik kaderimiz
sanki ebedi yaşarken hayatı
göçebe duygular içinde eriyip gideceğiz
zihnimi kendi kurtlarım kemiriyor
akıp giderken hayat kendi şerazesinde
verdiğin hediyeleri şimdi geri al
çıkıp gidiyorum artık yalan dünyandan
sen bildik ezberlerinle kendi köşende
yine hoşca kal