0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1059
Okunma
hiç bir yanı ile beşeri olmayan bir sukutun
tasviri gerekir ise işte o benim...
müsterih bir yalnızlığın kent adamı kılındığında
gölge misali görünsem de farkında olunmayan
belki fikirlerim ile devirler öncesine ait olsam da
bu devrin beşeriyetine zuhur etmiş biriyim
şehrin yaşam kaidelerine inat
saatlerin gün kavramına denk düştüğünü unutmuş
takvimi derdimin sefer tası imişçesine
sadece hasret lokmasını yutkunup
çift kişilik masalara hayal ile oturarak
sukutun derin muhabbetinde ki tebessümlerim ile
meczupluğa yakın bir özne olmuş benliğimi
satırların, gece mehtabında dizginlemekteyim
sokakların yorgun teninde ki gece uykusundan
alelade adımlarım ile geçerek
garbın eksilen soluğunda
o terkin tekerrürünü anımsadığım için benim
hem kim bilecek ki işin aslını,
vakur olmayan o gidişin valizinden düşürdüğü
tek eşyanın mana bulduğu kelam olduğu için
beşeri olmayan o sukutun benim olduğumu...
5.0
100% (1)