1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
4060
Okunma

Ben hayatımda bir tek kendimi yordum
Ne kadar koştu isem o kadar yoruldum
Ben hep seni ben sanırdım
Şimdi şimdi uslandım
Bir tek kendimi yazıyor bir tek kendimi dinliyorum
Başkaları haz katmıyor ruhuma
Seni unuttum unuttum sanma
Nah buradasın
İzliyorum izlediğin gibi
Kaç uçurtma yırtım kaç ip kopardım uğruna
Kuru soğanım var denizlerim yok
Boz dağlarım var kır çiçeklerim çok
Yat uyu, uyu ölü gibi çimenlerimde
Umursamadan umursamadan doğan günü
Ey Peri kızı
Sofram da kuru soğanım var
Bir de seven deli yüreğim var
Bahtımıza gözlerinden mavi sofralar ser
Seni senden istiyor yüreğim
Yeter ki yüreğinle gel yüreğinle gel
Şimdi şimdi bakmıyor ilk baktığı gibi yüzüme aynalar
Ne o nede ben bakmıyorum yüz yüze
Aktarıyorum bir şişeden şişeye geceyi
Geç kalmış gündüz üstümüzde gülümsemeye
Tek taraflı biletimiz kesilmiş ayrı peronlardayız
Arsız ne bir yüz nede aykırı sözümüz olur.
Yüklenen yükümüz ağır
Dansözden kadınlar köçekler adamlar
Bilen bilir saklanamaz gözler doğrular
Sen hep bilgi durdun ayağının birini koydun
Gövdemi hep bastım ortaya
Bu masalda sen peri kızı kaldın
Ben hep kayboldum
Bazen yükseklerde uçan acımasız bir şahin
Bazen sürüm sürüm sürünen çamurlarda
Kolum kanadım kırıldı
Karşı köprülerde kaldın hep kaldın sen
Peri kızı.
En kolayın oldum hep gittim.
Gitmem bitirdi mi ?
Mutlu musun şimdi ?
Ben götürdüm seni
Sende çoğalattım dağlar kadar yüreğimi
Bekle o doğacak
Gülümseyecek diyen günü.
Ey ey peri kızı
O tulumba şimdi ellerinde bekle doğacak günü.
.
.
.
5.0
100% (3)