4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
896
Okunma
sanadır sitemim ey bad-ı saba
selamımı sen iletmedin
bakışlarında kederlerimin eridiği
gülüşlerinde umutlarımın yeşerdiği
o vefasıza
ki hiç duymadı beni
boşa düşmüşüm yollarına
boşa kaldırım taşı olmuşum ayaklarına
yaz sıcaklarına pervane oluşum
kanat açışım karlı tepelerine ıssız dağ başlarının
hep boşunaymış
hiç bir şey söylememişsin ki sen kulaklarına
eğilip usulcacıktan
onu ne çok sevdiğimi
ve her yağmur zamanı nasıl beklediğimi
anlatmamışsın ki hiç avuçlarına
nereden bilsin
her akşam her sabah ılık nefesinle
süpürürken şehrin sokaklarını
dokunmamışsın ki hiç yanaklarına
bir ilham perisi bile göndermemişsin ki
yalnız akşamlarına
nereden bilsin şimdi ağustos böceklerini
kuzusunu kaybeden ananın melemesini
ya da yalçın kayalara çarpan dalgaların
çaresizliğini nereden bilsin
onun için şimdi
suçlusu sensin diyorum
bedbaht sokaklarında mecnun gezerken
bu unutulmuş şehrin
kayıp leylasını ararken ıslanan gözlerimin
suçlusu sensin
sanadır şimdi sitemim ahım
sendendir cümle günahım
sar şimdi ıslak saçlarınla beni
karart istersen suskun gölgemi
rüzgarım ol istersen sonbaharımda
ben kucağında sararan yaprak
al götür bedenimi