1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2200
Okunma

Hayata yakışmak için...
/ Hayat yağmalanıyor yeni çağda. /
’Eski fotoğraflarda hükümlü suretin..’
Sen, yalnızlığa rehin, /
Sen tutuksuz yargılanmak üzere serbest
Sen, umutları çarmıha gerilen...
Sen aşklarına intihar süsü verilen../
I
Adı Berivan’dı, ıssız ve kırılgan
gülümseyişlerinden kan sızardı
hayata soyunur, utanırdı çıplaklığından...
Adı Berivan’dı, oynadığı bir kumarda kaybetmişti anlamını...
’en ağlamaklı zamanında gecenin,’
yalnızlığını severdi katil şefkatiyle; yorgun ve suçlu
sonra bağıra bağıra ağlardı aristokrat sevmelere, varoş hüznüyle.
Berivan, kentlerin bedevisi, kalabalıkların münzevisi
hayat kadar tuhaf, hayat kadar şaşırtıcı, hayat kadar taklitsiz..
Berivan, kanayan yaram, mutsuz kadınım
kimselere benzemeyenim
nüfus kütüklerinde adı olmayanım!..
Oysa hep temiz uyandın kirli sabahlara
aynalarda bıraktın sahipsiz güzelliğini
dalgın bakışlarını yitik anılarda
sesini eskimiş şarkılarda bıraktın
ellerini uzaklığın boşluğunda
kendini feodal yaralarda!
II
Berivan, kimliği belirsiz mevsimlerin yağmuru
karanlığın ortasında mum gibi...
alçak pusularda öldü diye bırakılan...
Dağılmış saçlarında yasa dışı bir rüzgar;
herkes üzerine devrilen tedbirsiz bir gecede makyajını tazelerken
senin makyajın akacak bir türkünün nakaratında.
Yüreğin yağmaya maruz kalmışsa da, hayallerinin dehşetinden;
ama önce aşk Berivan
sonra yokluğunu ezberleyen şiirlerde
adını kutsal kılarım...
III
Yaralı bir serçe gibi duruyorsun hayatımda,
ve asla unutmayan intikam gibi...
yapayalnız İstanbul sabahlarında
tenhaydık ve şair...
sığmadık yalanlara
günleri yaraladık
ve gece örttü insanın ayıbını...
Şehirlerden kovulup, suskunluğa mahkum edildik
çıkmaz bir sokaksın sen;
’kendine çıkacak bir yolun yoktur’...
sokaklar ki devrik hayatların, ağrılı yalnızlıkların,
lime lime yoksullukların,
heyecanların, acıların, aşkların, buruk ve hazin vedaların tanığıdır.
IV
Renk körü ressamların tuvalinde
yüzünü yaşama dayadın, zamanın tortusunda
her şeyi çürüterek tanımladı zaman kendini..
biz böyle şiirsiz, kimsesiz yaralarda
yıllar var ki ben biraz geç kalmışım, sen biraz erken
hayatın belleğinde sen kalırsın geriye
hayat geçiştirir, askıya alır seni
bir yanını telaşlarda unutursun
üşümüşlüğünü yara bere iklimlerde...
Bıçaklanmışım sar yaramı Berivan
kaybettim bak bilincimi...
Bul bilincimi
bul bilincimi!
V
Uçurumları büyüttüm, evlat edinip intiharları
ölümü küçük düşüren, faili belli cinayetleriz biz
önümüzde uzayıp giden ihanetin dipsiz kuyularında
kimseye değil, bilgi talanında cehaletin vicdanına kopar kıyametimiz!
Biz gemilerimizi değil, kendimizi yaktık Berivan
korkma Berivan,
korkma, bir ceset olmaktan;
ölüm insanın kendiyle buluştuğu andır.
- Birdal ERDOĞMUŞ -
5.0
100% (1)