0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1161
Okunma

sokaklar simit kokusuna uyanmamıştı
ki sabah mecmuasının manşetleri
o gün üçüncü sayfadan başlamış
ve ilk haber gizli öznenin vedası olmuştu
yokluğunun ilk hafta başıydı bu
huzursuz uyanılmış iş gününden bile
daha zulumkar dokunmuştu pencereme
çünkü ilkti, kokun yoktu güneşin sinesinde
manasını merhum etmiş eski sözler gibi
bir anlamı yoktu artık soluğumun ...
öyle ki gözlerim senden bozma eşyalara takıldıkça
ansızın patlak veren yağmurlar sonucu
sele kapılan umutsuz semtler gibi
gözyaşına boğulup durdu avuçlarım
artık tökezleyen ihtiyarın adımları idim
ve gömleğimin sol altında gizlemeli idim
o ihtiyarın aklaşmış saçlarının
aslında bu vedadan olduğunu da söylememeli idim
bu yüzden geceyi uykusuz kılan
bir sebebin sıcaklığı da olmucaktı artık
mesela onun sabah çayında olma gerçeği
hiç sıcak kalmıcaktı demliklerde
alışmak saatimde dahi
daha ilk dakkasını doldurmamıştı henüz
ama herşeyin kış mevsimi kucağında
ayaza perçinli olucağı belli idi
ki ilk soğuk çok geçmeksizin
senli uykumun sahibi yastığımda başlamıştı
bir kaç saç telinden işleyen
sessiz mi sessiz bir soğuktu bu
tıp kı (onun) elvedası gibi...
5.0
100% (1)