0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
927
Okunma
Kurt sevse de
Hava bulanık
Soğuk ve ayaz
Ayaz bebek
Bedeni çuldan serili yatakta
Masum ve cansız
Çalanlar dışarıda
İmanlı gözüküyor imansız
Savın gözü açık kalemi
Kör ayakları kesmiyor
Hani kılıçtan keskindi anne
Açacak getir kalem açacağı
Ağlama anne
Ayaz bebeği vuran fırtına
Neden iskarpin kutularına esmiyor
Ve kibirli gönüllerin
Gözlerindeki yaşın
Bir damlası bile
Neden ayaza düşmüyor
Karton kutularla da ısınılmaz ki anne
Koynun da buz gibi
Ağlama anne
Bahar yalılarının bahçesinde
Çiçekten çiçeğe
Kelebekler uçar ya
Hani benim ömrüm gibi kelebekler
Hani rengârenk kanatlarını çırparlar ya
Bize uzak durmaları
Yaktığın naylonun kokusundandır belki de anne
Hani odun, Kömür nerede?
Naylon parçalarıyla da ısınılmaz ki anne
Ellerin de üşümüş
Ağlama anne
Bilirim, her zaman yüreğin sıcacıktır
İçinde asker sevdası
Bak, çığ düşmüş çalınan yollara
Yolsuzluk diz boyu
Boş ver elin oğlunu anne
Ya da boş verme seni hor görenleri
İnadına söyle ağıtlarını
Bırak alkışlar bana gelmesin
Ama hiçbir bebek benim gibi ölmesin
Bak yüzüm bembeyaz anne
Ne odunun isi, ne kömürün karası
Ağlama anne
Varsa bir yüreğin yarası
Başka yüreklere konmuyor anne
Sadece kuşlar mı kışın aç kalır
Hani saçılan buğday taneleri
Neden kerpiç evimize girmiyor anne
Yüreğini ferah tut anne
Bak bana, gülümseyerek gidiyorum anne
Hayatımı çalanlar, yalanlar
Boş ver be anne…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.