1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
885
Okunma

pardesüsü dalgalanmakta ,eylüle yanaşan beklemelerin
hazanlardan alacaklı ruhumuz, zevklere borçlu..
korkulardan usansa bile en emin zamanlar;
onlara saklanacak yine en cani karabasanlar.....
susturmak için kalkarken şahadet parmağı usulca,
gözler dinlemez ,hemen başlar manidar bir ayaklanma..
cepkeninden çıkarırken tüttürmek için bir meltem,
kıyıya çarpan hovarda sevdalar ıslatır enginimizi...
daha ne duruyorsun; bakışı atar, köşelerden bir masumiyet
bozuk para gibi harcar zaman, değerlerimizi...
bir ıslık çalmaya başlar treni, ayrılığın; hoyratça
ayırır ayrı beldelere birbirimizi..
ufuktan bir mavera belirir yar saçlarından deli deli,
okyanuslar anlatmaya başlar sevgimizi...
yunuslar cilveleşir, güneşinde lebi deryanın
aşk yazıya dökülemeyecek kadar muamma..
ince bir dokundurması bulunur atılan her imzanın
koparılan her gül; sevgili mefhumuna bedduada....
yıldızları takip etsen de boş, yeryüzü kendince bağımsız!..
otonomi talebinde bulunsalarda ayrık otları;
alımlı bir dilberin seyrinde başlasada bir hal ,kayıtsız
satrancın en pervasız taşlarıdır, şahın siyah atları...
bir savaşın seyri kadar varmıdır en gaddar yanı ,suratsız;
biz kendi savaşımızdan yana gazi ,,
diğerlerine tarafsız...........................................................
(29.08.2013--19:47)
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.