19
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
2629
Okunma

Onlar ki yaşamın sonbaharında ilkbaharı yaşıyorlar
Loş oda, titreyen mumun raksı, kemancı haydi çal
Sevdaya şarkılarsa dillerde, nasıl güzel cemal
Gözleri gözlerinde, ellerse kenetli bir resim
İzliyorum! Yudumluyorken şarabım, akar içim
Bir lise aşkı sanki özlemle bakışları yalın
İlk söze başlayan kadın anlatıyor, açık alın
On yedi yaşlarında geldim, buralar nasıl yaban
Sisli baharlarım geçip gitti de etmedim figan
Özledim yosun kokan şehrimi, çok uzak aman!
Geçti zaman aheste, izlerdi kalan, nasıl yaman !
Gamzelerde hüznü yutmuş gibi bir gülümseme
Beyhude geçti gençliğim derken hafif garipseme
Doymadı karnımız o bozkırda diyen adamda söz
Sancılı bir yaşamdı gurbet içimizde sanki köz
Ekmeğimizdi kavgamız sevdayı bilmedik yazık
Tüm yaşamışlığımda ilk kez bu duygu “ben aşık”
Coştu adam, onunla başlar gece gündüzün tadı
Aşkla dolup taşar yürek, mutluluğun “Tülin” adı
Haydi doğum günüm bugün, bir buse en büyük ödül
İstiyorum seninle yaşlanmayı böyle der gönül
Kalktı kadın sarıldı, ömrümce yanındayım canım
Sonra usulca, dinle bak kalbimi sende sol yanım
Çaldı keman umutla, bir başka müzik nasıl da hoş
Raks ediyor hazan aşıklarla, kalan ne varsa boş
Bozkırı yemyeşil yosun gözleri sardı, sımsıcak
Kışlarınız da gelse hiç sönmemeli yanan ocak
Farklı zamanda farklı rüzgârla gelen kadın, adam
Sonbaharın dökülmeyen yaprağını çizer ressam
Müf te i lün / me fâ’ i lün / müf te ’i lün / me fâ’ i lü
5.0
100% (25)