32
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1761
Okunma

Sensizlik yaşlanıyor yavaş yavaş içimde
Sessizliği dinlerken kara gecelerin ak düşlerinde
Kanat çırpan kelebekler tek tek ölürken yüreğimde
Kuşlar derin bir suskunluk içinde
Bir yaprak düşüyor dalından başaşağı
Bir ağıt çığlık çığlığa dağlardan yuvarlanan
Güz bulutu yağmalardan kopuyor duygularım
Buz mavisi bıçakların keskinliğinde
Ceylanlar iniyor suya
Kanatlı atlar eşliğinde
Veda buseleri topluyorum
Yanık alınların gövdesinden
Bir ağaca kazıyorum isimlerimizi
Adı olmayan alfabelerde
Kayıp harflerin gözyaşları eşliğinde
Trenler gelip geçiyor garlardan
Yolcusuz
Her durakta durmuyor otobüsler artık
Pencereler kapanmış sıkı sıkı
Gün doğmaz olmuş karanlık odalara
Kan damlıyor hecelerin satır arası çığlıklarından
Mecalsiz kalmış parmak uçlarına yaslanır son mektuplar
Son dizeler dediğimiz yalanlar gibi
Kendimizi kandırmaktır oysa her cümle
Ne son mektup olur yazdığımız
Ne de son intizar
Adrese varamamıştır geri gelen sadece
Anılar susmuştur buz kırığı bakışların ortasında
Üşüyorum kapama gözlerini
Çığ düşer bakışlarının yamaçlarından deli deli
Yüreğim kalır altında bir enkaz misali
Dokunma, dağılırım
Toplayamaz hiç bir güç
Silme gözyaşlarımı
Ağlatan sendin unuttun mu...
Islık çalma bana gelirken
Kulaklarım yeteneğini kaybetti
Yarınsız yarınlara ektik ümitlerimizi
Çorak toprak misali
Artık hiç bir yerde değilim
Kendimi arıyordum
Kaybettim
Hükümsüzüm...
Asimaral-Eylül GÖKDEMİR... 05.OCAK.2008
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.