8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1025
Okunma
—Ne zamandır bugünü bekledim
Her namaz sonunda sen diledim
Ve nihayet ki geldin: hoş geldin.
Aklında hangi soru getirdin?
—Söyle önce beni niye bekledin,
Geçen gün şefkat ile dinledin?
Ama ben sana hakaret ettim
Yüzüne bağırıp "YILAN" dedim.
—Sen dedin diye yılan olmadık.
Seni de benden ayrı bulmadık.
Sevgimi ise herkese verdik
Kurtul sen diye önüne serdik
Yani biz seni çıkarsız sevdik.
—Peki, neden çıkar gözetmedin?
Bence sen beni yanlış belledin.
Huzurunu kaçırmaya gelmişken
Sen beni baş üstünde eyledin.
—Gönül evimdesin bunu unutma!
Orda bir Gül var ki; sakın tutma!
Toprağa ektim; tutacak amma
Önce seni katmalıyım bana…
—Bu da ne demek oluyor şimdi?
Tamam, hoşnut tuttun misafiri.
Ama o ney: katmak sana beni?
Sanki “gel, nikahlanak” der gibi
—Yani o da bir nevi nikâhlanmak.
Ama ondan da öte BİR olmak…
Hep helal üzerine konuşup,
Seni Hak gerçekle tanıştırmak.
—Sanki ben bilmem Hakkı, gerçeği
Hatta namaz ki; dinin direği
Abdest ki; dökmektedir kirleri
Ve bunun gibi daha niceleri…
—Ee ne güzel biliyorsun işte
Hazır girmişken namazla işe
Gel sen benim sözümü dinle
Uyma sen şu şeytanın işine
Yardımcıdır besmele niyete
Kalır mı hiç darılıp da küsme
Sonra bak sendeki tebessüme
Şaşarsın nihayet bu hikmete
Ama aklın bilirse Vereni
Görürsün ruhumda yüceleni…
—Tamam ya çok hızlı gidiyorsun.
Anladım benden çok biliyorsun.
Bugüne iyi hazırlanmış gibi
Beni biraz düşündürüyorsun ! ?
—Peki, o zaman sen düşüne dur.
Kafanı azcık duvarlara vur.
Aklına bir şey gelirse hemen
Al kâğıt kalem, yanıma gel sen…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.