10
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
1420
Okunma

Başımın üstünde bir hale gibi aşkını taşıdığım
bir meleğin kanatlarıyla sarmalarken
kendini bilmez üstüne düşen toz zerrelerinden ürperme diye
üzerini örttüğüm sevdam
en çok üşütmenden korkardım
zemheride titreyen üveyik gibi
büzüştüğün yerden kaldırır yine başıma koyardım
yerin orası diye
haşin bir rüzgar yere düşürene kadar
yalpalayarak bir yaprak gibi
ayrılık rüzgarında sürüklenene kadar ..
Yere düşeli nicedir benden uzağa
çiğnenir durursun aykalar altında
her gelen senden geçenin sırtında ki kamburu alırken
yükün ruhuna ağır geldiği yerde
otobüs durağı gibi ıssız bir caddenin başında
bağdaş kurar ilk geçecek yalnız bir ruhu
kucaklama sevdasına düşerdin
en çok da ön koltuklara oturtman zoruma giderdi
sakat olan bendim çünkü seni sevdim seveli.
Ne zaman temiz bir ruhun yanından geçsem
ne kadar kirlendiğim düşer us’uma
yıkanmak adına girdiğim tüm sular
kırk tas su döksemde yıkamaktan ne kadar uzaktır
kirlettiğin ruhuma.
Aşk;
aslında burnunu soktuğu her ruhu tarumar edip
mavi bir kuşun varlığına inandırmaz mı?
sevileni yüceltip
seveni mecnun gibi yakıcı çöllere düşürmez mi?
ey en güzel güllerin koktuğu
has bahçemin nadidesi
nicedir solduğun susuz kalıp da
nicedir bir tatlı kelamı boynundan asmayalı
özledim diyen sesim çığlık çığlığa içimi parçalarken
git diyen benden habersiz şeytanın kamçısı kimdedir
her vurduğun da sineme
çizik çizk iz kalır
ve ben sonsuz gibi gelen vuslata
bir kez daha istemeden gebe kalırım.
Doğmayan aşk meyvelerini özlemek nereye kadardır
daha tadına bile varamadan bir kez bile
bilmediğim hazları tenimin en derinine gömmek
ve huzura varamadan daha gerisin geriye dönmek
nereye kadar.
Anladım ki sevda girdiğinde çıkmak nasip olmayan bir deniz
içinde yüzen balıklarla o müthiş hazzına varamadan
boğulmak alın yazım..
.
Ayvazım DENİZ
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.