0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1131
Okunma

Aşkı falakaya yatırdılar dün gece
etmeyin eylemeyin dedim dinleyen kim
gözü dönmüş bu heriflerin
ne halden anlarlar
ne de aşkın saçlarındaki bitleri ayıklamaktan
ben derim ki
süpürün eski aşklarınızı
dökülsün İstanbul eteklerinizden
onlar derler aşığız dertliyiz kırar dökeriz
aşkın kafatasını açıp
içine kurbağaları saldılar dün gece
ne fırıldak şarkılar
ne kuyruğu kopmuş şiir
hepsi bezgin
hepsi kendinden bihaber
bir izmarit çırağı dudaklarım
ellerimin teri yüzümde yama
köpük köpük olmuş ağzı daha dünkü yosmanın
sırrına bir İstanbul hafiyesi ermiş diyorlar
elleri kelepçeli bir İstanbul yatıyor göğüs kafesimde
meğer ben zaptetmesem koynuma girmeye niyetliymiş kör olası
anlamak yetmiyormuş bir şehri
bir şehri anlamak için önce tutuklamak
sonra salıvermek gerek
karışmak için gerçeğine
barışmak için ölüp ölüp dirildiğimiz meydanlarıyla
mamafih
her gece gök kubbenin altında bir şiir peydahlanır
şafak vakti düşer kucağına şehrin
elleri İstanbul kokar, saçları aşk
gözleri sen gibi bakar, yanakları tomurcuk
bir nefes çekip şiirden karışırım damarlarına gecenin
ardım sıra süzülür gırnatadan dökülen sancılar
ölemem bir başıma
fiyakalı bir ölüm isterim
nafile sızıntılarla geçen ömrüme
Aslı Ardıç
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.