2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1215
Okunma
Bir gün
İkindiye doğru
Havanın bulutlu olduğu bir zaman
O gün
Her gün gibi
Her gün gibi sıradan
Kuşlar göçmeye hevesli
Bir ahvalde
İnsanlar caddelerde
Ellerinde umutlar
Bir de şemsiyeler
Belki gökkuşağı çıkar diye
Cılız ümitlenmeler
Bir çocuk
Annesinin elini tutuyor
Diğer elinde dondurma
Gülüyor
Mutlu çocuk
Bilmiyor
Umursamıyor da
Paranın arz-talep dengesini
Onun tek derdi dondurmanın
Külahtan düşmemesi
Kafasını kaldırıyor gökyüzüne
‘’Anne bak kocaman bir kuş’’
Dondurma- Külah dengesinde
Bir adam
Elinde beyaz bir gül
Yüzünde bilinmeyen bir asıklık
Kırmızısı yokmuş diye
Çiçekçiye söyleniyor
Nasıl olmazdı bu mevsimde
Planlamıştı kaç gün öncesinden
Papatya içine
Hayıflanırken kendi kendine
Sevgilisi uzaktan beliriyor
Tebessüm ediyor
Her yer bir çift sürmeli göz
…..
Bir gürültü
Sanki görsen
Yüz tonluk bir gürz
Dünyaya düştü
Gökte demirden kuşlar
Demirden yağmurlar yağdırdı
Bir ateş
Sanki görsen
Cehennemin kapıları
Açık kalmıştı
Göz yandı
Vücut yandı
Kemik etten ayrıldı
O gün
Her gün gibi
Her gün gibi sıradan…
Ortada külahsız bir dondurma
Ve kırmızı bir gül kaldı
.....
‘’Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500′ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı, 3.7 milyar insan öldü. Çoğu sivildi.’’
5.0
100% (2)